Öztrak: Değişmesi gereken damadın kendisi

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bir basın toplantısı düzenledi. Öztrak, Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı üç yıllık yeni ekonomi programına ve İstanbul'da yaşanan 5.8'lik deprem sonrası çöken iletişim altyapısına dair eleştirilerde bulundu. Öztrak, Türkiye ekonomisinde ilk değiştirilmesi gerekenin damat olduğunu söylerek Yeni Ekonomi Programı'na yönelik eleştirilerini "Geçen yıl programın adına dengelenme demişlerdi, ekonominin nasıl dengelendiğini gördük. Önceki orta vaadeli programda yüzde 2,3 olacak dedikleri bu yılın büyümesini şimdi yüzde yarıma indirmişler. 795 milyar dolar olacak dedikleri 2019 milli gelirini 46 milyar dolar daha aşağıya çekmişler ve 749 milyar dolara indirmişler. 2010'da aynı milli gelir 772 milyar dolardı. Milli gelir dokuz yıl önceki milli gelirin bile altına inmiş. 2019'da yüzde 12,1 olacak dedikleri işsizliği şimdi yüzde 12,9'a yükseltmişler. Millet aşından, işinden olmuş, yılın ilk yarısında milli gelir 1,9 daralmış, işsizlik yıl içinde yüzde 15'lere dayanmış, ülkenin kefen parası bile seçimler için harcanmış ve damat çıkmış; dengelenme başarı oldu diyor. Siz bir de bize sorun. Vatandaşta, işçide denge bırakmadınız. Bu yıl da programın mottosuna sıkılmadan 'değişim' demişler. Ekonomide değişimin başlaması için ilk değiştirilmesi gereken damadın kendisidir. Türkiye ekonomisinin bir aile şirketi gibi yönetilemeyeceği, tek adam rejimiyle yönetilemeyeceği her gün biraz daha açık seçik görülmektedir." ifadeleriyle sürdürdü. 
 
Programın açıklanma tarihine de dikkat çeken Öztrak, "Orta vadeli programın açıklanma tarihi de dikkat çekici. Eylül başında açıklanması gereken program neden ayın son iş gününde açıklandı? Bunun cevabı belli. Biliyorsunuz, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın IMF heyetini dördüncü madde incelemeri kapsamında Türkiye'ye davet ettiğini kamuoyu biraz da bizim sayemizde duydu. IMF 11 gün boyunca Türkiye'de hükümetle görüşmüş ama saray kamuoyundan gizlemeyi becermiş. IMF giderken bir basın açıklaması yaptı. Ekonomide yapılması gerekenleri duyurdu. Anlaşılan orta vadeli program IMF ziyareti beklendiği için üç hafta geciktirildi. Bunlar gizli saklı IMF ile 11 gün flört etmişler. Evlenelim demişler, çeyizi düzmüşler, başlık parasında anlaşmışlar. Suç üstü yakalanınca da IMF benim haberim olmadan mahalleli ile görüştü diye yaygara koparıyorlar." açıklamasında bulundu.
 
İktidarı tasarruf yapmamak ile eleştiren Öztrak, "Damat programına tamamlanmaya yakın inşaat projelerine finansman desteği sağlanacak diye yazmış. Yandaş müteahitlere en son desteği Varlık Fonu'ndan sağlamışlardı. Ama bugün açıkladıkları programda diyorlar ki 'Varlık Fonu'nun stratejik sektörlere yatırım yapacak. Bunların yaptıkları ile söyledikleri birbirini tutmuyor. Yandaşlarına para bulmak için her türlü numarayı yaparlar. Ancak Tank Palet için 50 milyon doları, İstanbul depreminden sonra acil ihtiyaç olduğu söylenen deprem sensörü için 1 buçuk milyar euro'yu bulamazlar. Altlarında 400 milyon dolarlık uçaklar, 80 milyon liraya yenilenen lüks araç filoları. Her şeyden tasarruf ederler ama iki şeyden tasarruf etmezler; biri sarayın itibarı diğeri de yandaşların ikbali" şeklinde konuştu. 
 
İstanbul'da, Finans Merkezi açılmasının kuvvetli bir depremde Türkiye'nin tüm finansal altyapısı ve sanayisi büyük bir risk altında alacağını ifade eden Öztrak , "Sarayın damadı bazı kamu bankalarını, BDDK'yı, TC Merkez Bankası'nı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bazı bölümlerini İstanbul'a taşımaya çalışıyor. Neden? Birkaç tane yandaş müteaahite iş çıksın. Bu paraları yandaşlarınıza dağatacağına İstanbul'u depreme karşı tahkim etme projelerini hızlandırmak için kullansanıza. Sanayi alt yapımızın büyük bir kısmı bu bölgede. Şimdi bir de buraya finans altyapısını getiriyorsunuz. Kuvvetli bir depremde Türkiye'nin tüm finansal altyapısı ve sanayisi büyük bir risk altında olacak." dedi.
 
"Nereye gitti bu paralar?"
 
İstanbul'da yaşanan 5.8 şiddetindeki depremde mobil iletişim alt yapısının çökmesini eleştiren Öztrak, "5.8 şiddetindeki bir sarsıntıyla İstanbul'daki tüm mobil iletişim alt yapısı çöktü. 1999'da yaşanan depremin ardından deprem yaralarını sarmak için bazı tedbirler alınmıştı. Bunlardan bir tanesi de Özel İletişim Vergisi. 2000 yılından günümüze sadece bu vergiden tüketicilerden tahsis edilen vergi miktarı 66 milyar TL. Bu verginin bugünkü iktidar tarafından tahsis edilen kısmı ise yaklaşık 34 milyar dolar. Tekrar soruyoruz 36 milyar dolarlık iletişim vergisine ne oldu? Nereye gitti bu paralar? Neden son depremde İstanbul'un iletişim alt yapısı çöktü?" ifadelerini kullandı.
 
İstanbul'da yaşanan deprem sonrası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun AFAD'daki deprem toplantısına davet edilip edilmediğini tartışmalarıyla ilgili de konuşan Öztrak, "Gerçekten tartışmamız gerekenleri tartışmıyor, başka başka şeylerden bahsediyoruz. 25 yıldır İstanbul'u yönetenler depremle ilgili olarak İstanbul'da ne yapmışlar? Bunun konuşulmasını istemiyorlar. Hangi kurul üyesi olursa olsun, en azından toplantı tarihi bildirilir. Bu bile yapılmamış. Şunu soruyoruz; iletişim alt yapısı neden çöktü? Neden bu kadar okul depremden sonra kullanılamaz hale geldi. Bu okulların 10-11'den fazlası da sizin döneminizde yapılmış. Hem İstanbul Valisinin hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısının seçilmiş İBB Başkanı ile uğraşan, onun üzerinden başka kusurları örtmeye çalışan bu çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz." dedi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu bir basın toplantısı düzenledi. Öztrak, Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı üç yıllık yeni ekonomi programına ve İstanbul'da yaşanan 5.8'lik deprem sonrası çöken iletişim altyapısına dair eleştirilerde bulundu. Öztrak, Türkiye ekonomisinde ilk değiştirilmesi gerekenin damat olduğunu söylerek Yeni Ekonomi Programı'na yönelik eleştirilerini "Geçen yıl programın adına dengelenme demişlerdi, ekonominin nasıl dengelendiğini gördük. Önceki orta vaadeli programda yüzde 2,3 olacak dedikleri bu yılın büyümesini şimdi yüzde yarıma indirmişler. 795 milyar dolar olacak dedikleri 2019 milli gelirini 46 milyar dolar daha aşağıya çekmişler ve 749 milyar dolara indirmişler. 2010'da aynı milli gelir 772 milyar dolardı. Milli gelir dokuz yıl önceki milli gelirin bile altına inmiş. 2019'da yüzde 12,1 olacak dedikleri işsizliği şimdi yüzde 12,9'a yükseltmişler. Millet aşından, işinden olmuş, yılın ilk yarısında milli gelir 1,9 daralmış, işsizlik yıl içinde yüzde 15'lere dayanmış, ülkenin kefen parası bile seçimler için harcanmış ve damat çıkmış; dengelenme başarı oldu diyor. Siz bir de bize sorun. Vatandaşta, işçide denge bırakmadınız. Bu yıl da programın mottosuna sıkılmadan 'değişim' demişler. Ekonomide değişimin başlaması için ilk değiştirilmesi gereken damadın kendisidir. Türkiye ekonomisinin bir aile şirketi gibi yönetilemeyeceği, tek adam rejimiyle yönetilemeyeceği her gün biraz daha açık seçik görülmektedir." ifadeleriyle sürdürdü. 
 
Programın açıklanma tarihine de dikkat çeken Öztrak, "Orta vadeli programın açıklanma tarihi de dikkat çekici. Eylül başında açıklanması gereken program neden ayın son iş gününde açıklandı? Bunun cevabı belli. Biliyorsunuz, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın IMF heyetini dördüncü madde incelemeri kapsamında Türkiye'ye davet ettiğini kamuoyu biraz da bizim sayemizde duydu. IMF 11 gün boyunca Türkiye'de hükümetle görüşmüş ama saray kamuoyundan gizlemeyi becermiş. IMF giderken bir basın açıklaması yaptı. Ekonomide yapılması gerekenleri duyurdu. Anlaşılan orta vadeli program IMF ziyareti beklendiği için üç hafta geciktirildi. Bunlar gizli saklı IMF ile 11 gün flört etmişler. Evlenelim demişler, çeyizi düzmüşler, başlık parasında anlaşmışlar. Suç üstü yakalanınca da IMF benim haberim olmadan mahalleli ile görüştü diye yaygara koparıyorlar." açıklamasında bulundu.
 
İktidarı tasarruf yapmamak ile eleştiren Öztrak, "Damat programına tamamlanmaya yakın inşaat projelerine finansman desteği sağlanacak diye yazmış. Yandaş müteahitlere en son desteği Varlık Fonu'ndan sağlamışlardı. Ama bugün açıkladıkları programda diyorlar ki 'Varlık Fonu'nun stratejik sektörlere yatırım yapacak. Bunların yaptıkları ile söyledikleri birbirini tutmuyor. Yandaşlarına para bulmak için her türlü numarayı yaparlar. Ancak Tank Palet için 50 milyon doları, İstanbul depreminden sonra acil ihtiyaç olduğu söylenen deprem sensörü için 1 buçuk milyar euro'yu bulamazlar. Altlarında 400 milyon dolarlık uçaklar, 80 milyon liraya yenilenen lüks araç filoları. Her şeyden tasarruf ederler ama iki şeyden tasarruf etmezler; biri sarayın itibarı diğeri de yandaşların ikbali" şeklinde konuştu. 
 
İstanbul'da, Finans Merkezi açılmasının kuvvetli bir depremde Türkiye'nin tüm finansal altyapısı ve sanayisi büyük bir risk altında alacağını ifade eden Öztrak , "Sarayın damadı bazı kamu bankalarını, BDDK'yı, TC Merkez Bankası'nı, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bazı bölümlerini İstanbul'a taşımaya çalışıyor. Neden? Birkaç tane yandaş müteaahite iş çıksın. Bu paraları yandaşlarınıza dağatacağına İstanbul'u depreme karşı tahkim etme projelerini hızlandırmak için kullansanıza. Sanayi alt yapımızın büyük bir kısmı bu bölgede. Şimdi bir de buraya finans altyapısını getiriyorsunuz. Kuvvetli bir depremde Türkiye'nin tüm finansal altyapısı ve sanayisi büyük bir risk altında olacak." dedi.
 
"Nereye gitti bu paralar?"
 
İstanbul'da yaşanan 5.8 şiddetindeki depremde mobil iletişim alt yapısının çökmesini eleştiren Öztrak, "5.8 şiddetindeki bir sarsıntıyla İstanbul'daki tüm mobil iletişim alt yapısı çöktü. 1999'da yaşanan depremin ardından deprem yaralarını sarmak için bazı tedbirler alınmıştı. Bunlardan bir tanesi de Özel İletişim Vergisi. 2000 yılından günümüze sadece bu vergiden tüketicilerden tahsis edilen vergi miktarı 66 milyar TL. Bu verginin bugünkü iktidar tarafından tahsis edilen kısmı ise yaklaşık 34 milyar dolar. Tekrar soruyoruz 36 milyar dolarlık iletişim vergisine ne oldu? Nereye gitti bu paralar? Neden son depremde İstanbul'un iletişim alt yapısı çöktü?" ifadelerini kullandı.
 
İstanbul'da yaşanan deprem sonrası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun AFAD'daki deprem toplantısına davet edilip edilmediğini tartışmalarıyla ilgili de konuşan Öztrak, "Gerçekten tartışmamız gerekenleri tartışmıyor, başka başka şeylerden bahsediyoruz. 25 yıldır İstanbul'u yönetenler depremle ilgili olarak İstanbul'da ne yapmışlar? Bunun konuşulmasını istemiyorlar. Hangi kurul üyesi olursa olsun, en azından toplantı tarihi bildirilir. Bu bile yapılmamış. Şunu soruyoruz; iletişim alt yapısı neden çöktü? Neden bu kadar okul depremden sonra kullanılamaz hale geldi. Bu okulların 10-11'den fazlası da sizin döneminizde yapılmış. Hem İstanbul Valisinin hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısının seçilmiş İBB Başkanı ile uğraşan, onun üzerinden başka kusurları örtmeye çalışan bu çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz." dedi.

Gündem

Türkiye, Peter Handke’ye verilen ödül nedeniyle Nobel Töreni’ne katılmayacak

2019 Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen Avusturyalı yazar Peter Handke'nin Srebrenitsa Katliamı'na ilişkin sözleri nedeniyle Türkiye, tepki için Nobel törenine katılmayacak. Handke'ye ödül verilmesine Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın sert tepki göstermişti.

Apple iki eski çalışanını casusluk yaptıkları iddiasıyla mahkemeye verdi

1.2 trilyon dolardan fazla piyasa değerine sahip olan Apple, iki eski çalışanını casusluk yaptıkları iddiasıyla federal mahkemeye şikayet etti.

Diyarbakırlı ressamdan 120 bin dolara satılan muz çalışmasına salatalıklı yanıt

Duvara bantlanmış muz çalışmasının ABD'de bir sanat galerisinde 120 bin dolara alıcı bulmasının ardından Diyarbakırlı ressam Gökhan Aslan da duvara bantlanmış salatalık görseli kullanarak "Dünyanın Kazığı" adlı bir çalışma yaptı.