Erdoğan’a mektup yazdılar: Seçimler şaibeli müdahale edin

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri Seçimli Genel Kurulu’nda, 2 yıl boyunca hizmet edecek iş konseylerinin yeni başkanları belirlendi. DEİK Başkanı Nail Olpak’ın verdiği bilgiye göre, 145 İş Konseyi’nin 121’inde mutabakat ile tek liste seçime girilirken, 24 İş Konseyi’nde seçim yarışı yapıldı.

Zaman zaman gerginliklerin yaşandığı seçimlerin ardından DEİK üyesi firmalar bir mektup yazarak hem seçimlerde yaşananlar hem de DEİK yönetiminin tavrını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şikayet ettiler.

145 iş konseyi sandığında da usulsüzlük ve hile yapıldığı iddia edilen mektupta, seçimlerin tamamını iptal etmesi ve sonucunda da DEİK yönetiminin istifa etmesi gerektiği belirtildi.

DEİK yönetiminin, üyelerden topladıkları aidatlarla sebepsiz yere personel tazminatlarına 2.3 milyon TL ödendiği ve DEİK başkanının kendisine son model 2 adet lüks makam aracı aldığının hatırlatıldığı mektupta, Erdoğan’ın DEİK yönetimine müdahale etmesi istendi.

Mektup şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanımız,
Zat-ı Alilerinize DEİK – Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu hakkında sizlere aktarılmayan fakat ülke ekonomimizin gelişmesine engel olan birtakım hususların bilgisini vermek isteriz.
23 Aralık 2018 yılında DEİK mali genel kurulunda DEİK’i iş dünyamızın lokomotifi olarak göstermiştiniz. Türkiye’nin yabancı ülkeler veya uluslararası topluluklarla olan ekonomik, ticari, sınai ve mali ilişkilerini izleyip, bu tür ilişkilerin kurulmasına ve geliştirilmesine yardımcı olması beklenen DEİK, Ticaret Bakanlığının ve Cumhurbaşkanlığının yurtdışı seyahat planlamaları ve salon organizasyonlarını yapmaktan öteye geçememiştir. DEİK, başarı hikâyelerin yazıldığı, ihracatı geliştirmek için içerik üreten, iş dünyasına yol çizen, ekonomimize ışık tutan bir kurum olmaktan çok uzaklaşmıştır. Hedef gösterdiğiniz KOBİ’lerinde dâhil olduğu 3000 üyeye sahip DEİK, 2 senede sadece 200 üye artırarak 1300 üye firma ile sınırlanmıştır. Çünkü DEİK yönetimi üye sayısının yüksek olmasının nitelikten ve kaliteden uzak olmak olarak tanımlayarak kurumu iş dünyasına kapalı bir yapıda tutmuştur. Bu yüzden iş dünyamızın ‘DEİK bana ne katar?’ sorusu da cevaplanamamaktadır.

Bunun sebeplerini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

DEİK yapısının acil olarak güncellenmesi TOBB, TİM, MÜSİAD gibi çatı kuruluşlarla misyon çakışmalarının önüne geçecektir. Çünkü büyük umutlarla Bakanlık bünyesine bağlanan DEİK, bakanlığın, devletin imkânlarından istifade etmemeyi tercih etmiştir. DEİK içerisinde devlet otoritesine karşı bir duruş vardır. Başarısızlıkların temelinde ise bireysel hırs ve arzular hâkimdir.

Yıllık bütçelerinden katkı payı veren 95 kurucu kuruluş ve kurumsal üye ile DEİK’in etkileşim ve işbirliği yok denecek azdır. Hatta bu kuruluşların birçoğu DEİK’i sadece medyadan tanımaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız,
Bizleri derinden yaralayan ve demokrasi tarihinde kara bir leke olan 11 Ocak 2020 tarihinde gerçekleşen DEİK İş Konseyleri Seçimli Genel Kurulunda seçim sandıklarında usulsüzlük ve hileler yapılmıştır.

1- İş konseyleri seçimlerinde yaşanan en büyük rahatsızlık konsey değişikliği yapan ve yeni konsey seçen firmalara 6 Ocak saat 18.00 tarihine kadar verilen süreden sonra DEİK tarafından ödemeleri kabul edilmesiyle seçim öncesi üyelik kural ve esasları çiğnenmiştir. Bu firmaların ödeme yaptıkları saati ve tarihi, konseye katılma talepleri için gönderdikleri e-maillerin tarih ve saati DEİK’ten istenilmiş fakat DEİK bu konuyla alakalı olarak istenilen bilgileri vermeyi reddetmiştir. Bu şartlarda şeffaf ve adil olmayan bir seçime girilmiştir.

2- İş konseyleri seçimlerinde oy kullanmaya haiz firmaların yer aldığı hazirun listeleri seçim tarihinden 2 gün önce DEİK web sitesinden yayınlanmıştı. Fakat seçim esnasında Vietnam iş Konseyi hazirun listesine DEİK personeli tarafından manuel, elle yazarak firma eklendiği tespit edildi. Yapılan araştırma sonucunda bu firmanın Vietnam iş Konseyi üyesi dahi olmadığı anlaşılmıştır ve DEİK’in belirlediği seçim kurulu tarafından Vietnam iş Konsey seçimleri iptal edilmiştir. 12 Ocak 2020’de seçim sonuçlarını açıklayan DEİK, Vietnam iş konseyi sandığında yaşanan bu ayıbı kamuoyundan gizlemeye çalışarak seçim sonuç listelerinde bu bilgiye yer vermemiştir.

3- Oy verme işleminin hemen ardından Vietnam iş konseyi sandığında yapılan usulsüzlüğün ispatı esnasında DEİK personelinin DEİK iş konseyi üyesi iş insanına fiziksel saldırıda bulunması ve hakaret etmesi, DEİK yapısının seçimlere ve sandıklara müdahale etmeleri için belirli çıkar odakları tarafından maddi ve manevi desteklendiklerini kanıtlamıştır. Cumhurbaşkanlığı tarafından gerçekleştirilen personel yeterlilik ve kurum işleyiş teftişi 2010 yılından beri yapılmamıştır. Yabancı ülke istihbarat çalışanlarının DEİK kadrolarında yer aldıkları bilgisi Milli İstihbarat Teşkilatımız tarafından mutlaka araştırılmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı insan kaynakları ofisi, devletimizin yetiştirdiği, uluslararası ilişkilere hâkim, farklı coğrafyalarda temsilcilikler yapmış, yabancı dilleri olan, vatansever, hedefi milletine ve devletine hizmet etmek olan nitelikli kişileri DEİK kadrolarında istihdam etmelidir.

Bütün bu usulsüzlükler sadece Vietnam iş konseyinde değil, diğer 145 iş konseyi sandığında da usulsüzlük ve hile yapıldığı iddialarını kuvvetlendirmiştir.

DEİK aleyhinde Vietnam iş konseyi sandığında yaşanan usulsüzlük nedeniyle açılacak idari mahkemelerin, seçimlerin tamamını iptal etmesi ve sonucunda da DEİK yönetiminin istifa etmesi gerekmektedir.

Bu yüzkarasını temizlemek isteyen DEİK, iş Konseyi seçimlerinde oy kullanan bütün firmaların yatırdığı aidatların faturalarını tarih ve saatlerini, konseylere geçiş için gönderdikleri email ve formların saat ve tarihlerini kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Seçimlere darbe vuran en önemli etken ise yıllardır değiştirilemeyen DEİK icra Kurulu’na bütün sandıklarda oy kullanma hakkı verilmesidir.13 kişilik icra kurulu sandıktan yüksek oy alarak çıkmasını istemedikleri başkan adaylarına karşı toplu oy kullanarak, kendi istedikleri kişilere başkanlıkları vermişlerdir. Seçim sonuçlarına müdahale etmeleri, başkan adaylarının aylar süren seçim çalışmalarını ve emeklerini heba eden büyük bir adaletsizliktir. 20’den fazla iş konseyi başkan adayı ve yönetim kurulu uğradıkları haksızlık yüzünden DEİK ve konseylerden toplu olarak istifa etme kararı almıştır.

Demokrasinin egemen olduğu seçimlerde kararları oy verenlerin değil, seçimi organize edenlerin belirlemesi adalet ölçüsüyle ters düşmektedir.

Türkiye ticari diplomasisini ve ihracatı kendi çıkarlarına göre şekillendiren DEİK’teki bu yapı, Anadolu sermayeli yerli firmaların ve büyümeye çalışan KOBİ’leri kendilerine tehdit görerek, DEİK konseylerinde ve yönetimlerinde yer almamaları için DEİK personeli ile planlı ve koordineli olarak yıllardır çalışmaktadır. Medya’nın gücünü kullanarak DEİK’te MÜSİAD vesayeti gibi haberler yaptıran bu yapı, TÜSİAD ’tan sonra MÜSİAD gibi köklü kurumları da DEİK’ten istifa ettirtmek istemektedir. Ülke ihracatımızda en büyük paya sahip ilk 1000 firmanın sadece 103 tanesinin DEİK üyesi olması, kurumun ihtiyaca cevap veremediğinin en büyük ispatıdır.

Seçilerek gelmek yerine, atanarak gelen kişiler kurumlarımıza her kademede zararlar vermekte ve itibar zedelenmelerine yol açmaktadır. MUSİAD başkanı olduğu dönemde de seçim yönetemeyen ve DEİK’te görevde bulunduğu süreçteki tek hedefi Bakanlık koltuğu olan DEİK başkanı Nail Olpak’ın bu yapıya hizmet ederek adaletsizlik ve samimiyetsizlik tablosunun parçası olması, DEİK’in şeffaflığına ve kamuoyundaki güvenilirliğine zarar vermektedir. DEİK yönetiminin, üyelerden topladıkları aidatlarla sebepsiz yere personel tazminatlarına 2.3 milyon TL ödemesi, DEİK başkanının kendisine son model 2 adet lüks makam arabası aldırtması DEİK’le ilgili basına yansıyan haberlerden bazılarıdır.
DEİK Başkanlığını ve yönetimini, siyasi hedef ve arzusu olmayan, uluslararası arenalarda ve finans çevrelerinde saygınlığı olan, ekonomi ihracat ilişkisine hâkim, egoları olmayan, mütevazı kişiler tarafından temsil edilmelidir.

Sayın Cumhurbaşkanımız,
Türk ihracatının gelişmesi ve iş dünyasının bütün üyelerini kucaklayarak, ülke olarak başarıya ulaşabilmemiz için bu hususlara mutlaka müdahale etmenizi rica ediyoruz.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Üye Firmalar

 

Gündem

Kadın avukata ‘Alevi misin’ deyip şiddet uygulayan komisere ceza indirimi

Kadın avukatı döven, silah çeken, hakaret eden ve 'Alevi misin?' diye soran komisere 2 yıl hapis cezası verildi.

Elektrik ve doğal gaz faturaları Meclis gündeminde

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, borç kıskacında olan vatandaşların, fahiş elektrik ve doğal gaz faturaları nedeniyle isyan etme noktasına geldiğini belirterek, konuya ilişkin kamunun rolü ve sorumluluğunun incelenmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.