Canan Karatay'dan Kurban Bayramı uyarısı
AK Parti yerel seçim için ‘sır vermedi’: Ekim ya da kasıma çekilmesi lazım
AK Parti’nin yeni MKYK’sı belli oldu
Trump'tan Türkiye'ye: Daha bu iş bitmedi, ne olacağını göreceğiz
Brunson'ın ev hapsine yapılan itiraz bir kez daha reddedildi

Tecavüzcüsüyle evlendirilen ilk tanrıça Sümer Tanrıçası Ereşkigal’dir

ECE ATAER

03-03-2018 17:52


Kötülüğü insan nasıl açıklar bilmiyorum. O kadar olağan ki! Bunu bilimsel bir zemine oturttuğumda ya da sizlere bir boyutunu gösterdiğimde rahat mı edeceğim? Hayır! Ama bir şey yapmadan da olmuyor. Elimden şu anda, ne yazık ki yazmak geliyor.

Son yıllarda “tecavüz” haberi duymadan bir günü tamamlayabiliyor musunuz bilmem!  Hiç sanmıyorum. “Tecavüze uğramak”ın cinsel şiddet içerikli ve kötü bir kavram olduğu; ilk, TRT’nin siyah beyaz döneminde Kurtuluş Savaşı’nı anlatan filmlerle kafama yerleşti. Yunan askerlerinin Türk kadınlarına tecavüz etme görüntüleri kafama kazınmış. Daha sonra Milli mücadele dönemi romanlarında bolca bunları okuyacaktım. Ve ardından Necati Cumalı’nın bir hikâyesinden senaryolaştırılan Metin Erksan’ın ödüllü filmi Susuz Yaz’da Hülya Koçyiğit’in tecavüz sahnesi uzun süre aklımdan çıkmadı. Köy romanlarında bir de ağa vardı ve ağanın köyün yoksul, en güzel ve masum kızına tecavüz etmesi doğal bir şeydi sanki. Tecavüz; filmlerde ya da romanlarda savaşın mutlak bir sorunu ya da feodal yapının defosuydu. Hep ikinci planda. Ama “pis” ve “kötü” “Tecavüzcü Coşkun” karakteri sorunun kendisi oldu. Sinema edebiyatın bir önüne geçerek noktayı koymuştu.

İnsan ve toplum yaşamını elbette bize en iyi anlatan araçlardan biridir metinler. Dinler tarihçisi, felsefesi ve yazar Mircea Eliade göre “Mit, doğaüstü varlıkların başarıları sayesinde ister eksiksiz olarak bütün gerçeklik yani kozmos olsun, isterse onun yalnızca bir parçası olsun, bir gerçekliğin nasıl yaşama geçtiğini dile getirir… Bir şeyin nasıl yaratıldığını, nasıl var olmaya başladığını anlatır. Mit gerçekten olup bitmiş, tam anlamıyla ortaya çıkmış şeyden söz eder.”

Bu demektir ki mitler, dönemin ya da çağın toplum yapısını ve tarihini bize gösteren, muhteşem ama aynı zamanda ibret verici hikâyelerdir. Ciddi bilgi kaynaklarıdır.

Mitolojik belgeler, tecavüz vakasının çok daha eskilere dayandığını söylüyor. Ne kadar mı eski? Tarihin başlangıç noktası kabul edilen ilk medeniyet, ilk devlet ve ilk sosyal toplum olan ve ilk yazıyı bulan Sümerlere kadar gidiyor. Mezopotomya’ya uzanacağız bugün. M.Ö. 4000 – M.Ö. 2000 yılları arasına.

Sümerlerin medeniyetlerinin temel kaynağı dini inançlarıdır. Tanrılarını iki gruba ayırabiliriz: An, Enlil ve Enki’den oluşan büyük tanrılar ve bir de Nanna-Sin, Utu ve İnanna’dan oluşan gezegen tanrıları. Bir de alt seviyede küçük tanrılar ve tanrıçalar vardı. An, Enlil ve Enki’nin oluşturduğu büyük tanrılar diğer üç tanrıya göre Sümerlerin yaşamlarında daha baskındır. Tanrılar; insanlar gibi kızar, kavga eder, kıskanır, sever hatta hastalanırlar. Tanrıların  da eşleri, çocukları ve aileleri vardı. İnsan gibi olmalarına rağmen aynı zamanda ölümsüzdürler. Gariptir; zaman zaman tanrı sıfatlarına yakışmayacak şeyler de yaparlar.   

Sümer mitolojisinde Ereşkigal, tecavüzcüsüyle evlendirilen ilk tanrıçadır. Kimin mi tecavüzüne uğramıştır? Büyük tanrı Enlil’in. Enlil bununla da kalmaz. Veziri Nusku’ya sevimli Ninlil’e duyduğu arzudan bahseder. Nusku bir kayık getirir. Enlil, Ninlil’e kayıkta tecavüz eder. Sonuçta Ninlil de Enlil’in tecavüzünden kendini kurtaramaz. Enlil’e ne kadar ceza indirimi uygulanmıştır bilmem! İşlediği ağır suç nedeniyle tanrılar meclisinde suçlu ve ahlâksız bulunarak gökyüzünden yeraltı dünyasına sürülmüştür. Ölüler diyarına. Ay Tanrısı’na hamile kalan Ninlil ise Enlil’in ardından, o da yeraltına dünyasına gönderilerek tecavüzcüsüyle evlenmek zorunda bırakılır. Bir Sümer şiirinde bu durum şöyle anlatılır.

Duru ırmakta, kız, duru ırmakta yıkandı,
Ninlil; Nunbirdu ırmağının kıyısı boyunca yürüdü,
Işıltılı gözlü, efendi, ışıltılı gözlü,
Yüce dağ, Enlil baba ışıltılı gözlü, gördü onu,
Efendi ona sevişmekten(?) söz etti, kız gönülsüzdü,
Enlil ona sevişmekten (?) söz etti, kız gönülsüzdü…

Daha sonra Sümer mitolojisinde tecavüz, tanrılar katından insanlar katına aşama aşama indirilir. Bir gün göğü ve yeryüzünü dolaşıp yorgun düşen tanrıça İnanna, bir bahçede derin bir uykuya dalar ve bahçıvan Sukallituda’nın tecavüzüne uğrar. Bir tanrıçanın bir insan tarafından tecavüze uğraması; tanrıçaların toplum üzerindeki etkisinin yok edilmesi demektir. Dolayısıyla kadının toplumsal konumu ölümlüler diyarında düşmeye başlayacaktır. Aynı zamanda bu, tecavüzün yaygınlaşmasına zemin hazırlayacak  ve suç meşrulaşacaktır.  Bu aşamadan sonra artık örf ve adetler oluşacak ve zamanla bunlar kanun haline gelecektir.

Bu söylenceler, bize tecavüzün çok önceleri var olduğunu göstermektedir. Erkek eliyle tecavüz; kanunlara geçirilmiş; toplumsal bir utanç oluşturulmuş, kadın bedeninin korunmasına yönelik erkek şiddetine topluca meşrutiyet kazandırılmıştır. Böylece kadın, hem toplumca hem de yasal olarak baskı altına alınmış ve kadın cinselliği kontrol altında tutulmaya çalışılmıştır.

Bu kanunlar erkekler tarafından yapılmıştır ve kadınlar ataerkil sistemin dayanağı olan hukuk aracılığıyla ömürlerinin sonuna kadar korku ve şiddet unsurlarıyla denetlenmişler; namus ve utanç duygularından kurtulamayarak yeri geldiğinde kendilerini aklamaya çalışmışlar ve bir yandan da canlarının derdinde, kendilerini erkeklere karşı korumak zorunda kalmışlardır.

Kültürden kültüre farklılık gösterse de beş aşağı beş yukarı cinsel suçlara yönelik bütün kanunlar ve düzenlemeler, kadın ve erkek arasında eşitliği gözetmeyen, ayrımcı, erkeklerin görüşünü yansıtacak şekilde kurgulanmış ve planlanmıştır.  

Binlerce yıllık süreç içerisinde kadın, ikincilleştirilip erkeğe bağımlı kılınmıştır. Ve kanunlar, Babil, Asur ve Anadolu’daki Hitit kanunlarına da etki ederek bugüne kadar gelmiştir.

Yeni kanunlar yolda ve konuşuluyor. Var olan kanunlar dahi uygulanmazken yenileri uygulanacak mı?  Bu kanunlar hangi örf, adet ve dini kanuna göre yapılacak? Akıl bu kanunlara ne kadar hükmedecek? Kanun yapanlar unutmamalı! Tecavüz; cinsel bir suçtan öte her şeyden önce terör ve işkencedir.  

KAYNAK: Toprak Altındaki Kadının Sessiz Çığlığı, Eskiçağ’da Kadın, Binnur Çelebi, İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2015

Mitlerin Özellikleri, Mircea Eliade, İstanbul: Alfa Yayınları, 2016

              

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

KAZIM ÇİLOĞLU

KAZIM ÇİLOĞLU

Diyelim ki…

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.EVKUR YENİ MALATYASPOR 2 2 0 0 4 1 3 6
2.KAYSERİSPOR 2 1 1 0 2 0 2 4
3.ATİKER KONYASPOR 2 1 1 0 6 5 1 4
4.GALATASARAY A.Ş. 1 1 0 0 3 1 2 3
5.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 1 1 0 0 2 0 2 3
6.KASIMPAŞA A.Ş. 1 1 0 0 3 2 1 3
7.BEŞİKTAŞ A.Ş. 1 1 0 0 2 1 1 3
8.TRABZONSPOR A.Ş. 2 1 0 1 3 3 0 3
9.FENERBAHÇE A.Ş. 2 1 0 1 2 2 0 3
10.DEMİR GRUP SİVASSPOR 2 1 0 1 2 3 -1 3
11.BURSASPOR 2 0 1 1 1 2 -1 1
12.ANTALYASPOR A.Ş. 2 0 1 1 3 5 -2 1
13.BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR 1 0 0 1 2 3 -1 0
14.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 1 0 0 1 2 3 -1 0
15.AKHİSARSPOR 1 0 0 1 1 2 -1 0
16.AYTEMİZ ALANYASPOR 1 0 0 1 0 1 -1 0
17.GÖZTEPE A.Ş. 1 0 0 1 1 3 -2 0
18.MKE ANKARAGÜCÜ 1 0 0 1 1 3 -2 0