Naim Süleymanoğlu'nun cenazesi Fatih Camisi'ne getirildi
Bilim insanları uyardı: İstanbul ve Ankara'daki o ilçelerden kaçının
Yeğenine tecavüz etmekle suçlanan imam tutuklandı
Atatürk'e ve Erdoğan’a hakaret eden inşaat işçisine 6,5 yıl hapis
İkinci el otomobilde yeni uygulama

Taoizm nedir bize ne kadar yakındır?

MURAT ŞAHİN

29-04-2017 12:42


“ Beni anlayan azdır, benim itibarım bundandır.”
(Tao Te Ching 70. Şiir)
“Küçüğü görmeye irfan sahibi olmak, zayıfı korumaya güçlü olmak denir.” (Tao Te Ching 52. şiir.)

Dış dünyadaki nesnelerin gerçekte var olmadığını savunan bir başka görüş de Taoizmdir. Taoizm İ.Ö 6. yüzyılda Lao- Tzu tarafından kurulmuştur. Bu görüşe göre her şey Tao’dur. Tao’dan akar, Tao’ya döner. Bu anlayışa göre Tao evrendeki düzendir. Tao kendiliğinden var olmuştur. Oysa betimlenemez, nesnesiz, cisimsiz, sonlu ve sonsuz olan akıldır.
Bütün bu özellikler varlığı yokluğa götüreceğinden Tao yokluk demektir


Varlığı yokluğa indirgediği için bu görüş de bir tür nihilizm olarak görülür.

Taoizm (Daoizm ya da Taoculuk olarak da anılır), iki ayrı sözcüğün Türkçedeki karşılığı olarak kullanılmaktadır. Daojiao Çin kültüründe bir dine işaret ederken, Daojia ise bir felsefe, düşünce okulunu anlatır. Ancak ikisi de kaynağını Laozi'nın (Lao Tzu ‘‘Yaşlı Bilge, Usta’’ ) eseri Tao Te Ching'den almaktadır. Düşünce okulu olarak Taoizm'in kurucusu Laozi'nın ardından Zhuangzi da bu akımın en önemli temsilcisidir.
İkibin beşyüz senelik bir Çin söylencesine göre; Lao zi lakaplı “yaşlı usta”, siyasi ve toplumsal yozlaşma canına tak ettiğinde, yeni bir yere yerleşmek üzere batıya doğru yola çıkar. Bu onun düşüncesi de olsa; sınırda kendisini durduran görevli ondan o topraklara özgü felsefesini kendisine anlatmasını ister, çünkü ne de olsa o yerin değerini başka bir yere taşıyordur. Bunun üzerine Lao zi oturur ve yazmaya başlar. Yine söylenceye göre, kitabı Tao Te ching’i bir oturuşta yazar bitirir.


Bu metinler günümüze ulaşmış en eski Doğu felsefesi metni olmanın ötesinde, Çin’in yaygın inancı Taoizm’in kutsal metinlerinden de en önemlisidir.

Çin dini geleneğine ait en orijinal öğretilerdendir. Taoculuğun ortaya koyduğu din anlayışı, Çin dini geleneğinin, daha çok metafizik içerikli öğretileri üzerine kurulmuştur. Bu onu Çin medeniyeti içerisinden çıkmış Konfüçyüs’çülükten ayıran en büyük özellik olmuştur.

Taoizmin kurucusu Laozi'ya göre nesnelere ve kavramlara verdiğimiz anlamlar arzuları ve amaçları doğururlar. İyi - kötü, alçak - yüksek, aydınlık - karanlık gibi karşıtların birliğidir. Bu anlamlardan kopmamız istem ve amaçlarımızdan ayrılmamız sonucu eylemsizliğe varırız. Eylemsizlik bir kere kavrandığında uyumlu yaşama geçiş kapısı açılır. Geçmişin pişmanlıkları ve gelecek kaygısı ve planları gibi gerçek yaşamdan koparan etkiler aynı zamanda insan yaşamında bir tür dengesizlik hali yaratır. Uyumlu yaşam ve doğal akış insanın içinde bulunduğu an ile bütünleşerek yaşamasını sağlar. Bu uyuma yolu izlemek denir. Yol anlamına gelen tao sözcüğü ile vurgulanan budur.

İşte bu öğretileri ortaya koyan ve Taoizm’in kurucusu olarak bilinen Laozi’nun yaşamı hakkında bilgimiz çok azdır. Onun yaşayıp yaşamadığı bile tartışılmıştır. Hakkında birçok görüş ortaya atılmış ve gizemler uydurulmuştur.

Çinin ünlü tarihçilerinden Sima Qian İ.Ö. 100 yılında yazdığı Shiji (şı-ci) adlı eserinde Lao-zi’nın biyografisini şu şekilde yazmıştır: ‘‘Lao-Tzu Chou devletinin Ku mıntıkasında Li-hsiangg’da Chü-jen köyünde doğmuştur. Kendi adı Erh, aile adı Li, müstear adı Tan’dır. Chou sülalesi imparatorluğunun tarihçisi ve kütüphane muhafızıdır.” Buna göre onun asıl adı Li Tan (Lao-Tan)’dır. Lao-Tzu, ona verilmiş bir lakaptır; ‘‘İhtiyar Bilge’’ anlamına gelir.

Çin sözlü geleneğinde İ.Ö. 604 diye bilinen doğum yılı, Shı-chı’de kayıtlı değildir. Bu, tarihin daha sonraları belirlendiğini göstermektedir. Bununla beraber bu belge onun yaşadığını gösteren en iyi kanıt olarak kabul edilmektedir.

Mitolojiye göre, Laozi’nın annesi nurdan gebe kalmış, anlatıların çoğu Budizm’den, sonra Budist anlatılarına ilgi için yazıldığı iddia edilir. Laozi'nin, babasız olarak dünyaya gelişi mitolojisinden ( bu öyküler inanç sistemlerinde sıkça rastlanılır) yola çıkılarak bazıları bir peygamber olabileceği fikrini ileri sürer.

Şamanik Kökler (İ.Ö.3000-İ.Ö.800)

Taoizmin özellikle bazı mistik özellikleri ve ritüellerinde şamanik köklerin kalıntılarını görmek mümkündür. Kuzey Çin'de Sarı Nehir yakınlarında bazı kabilelerde “VU” denilen şamanlar yaşamaktaydı. Boyların doğal felaketlere, hastalıklara karşı doğa ruhlarıyla kurdukları ilişkiyle çare bulmaya çalışan şamanların başarısızlıkları ölümle cezalandırılabiliyordu. Zhou hanedanlığı döneminde şamanların görevleri arasında ruhları davet etmek, yağmur yağdırmak, şifacılık, kehanet bulunuyordu. Şamanik uygulamaların en açık görünümü Han hanedanlığı (İ.Ö.206-İ.S.219) sırasında Taoculuğun dini ve büyüsel yönlerinde belirmişti.

Klasik Dönem (İ.Ö.700-İ.Ö.220)

Çou imparatorluğunun siyasi ve sosyal yapıları İ.Ö.770'de dağılmaya başlamıştı. Sonraki beşyüz yıl feodal beylerin birbirleriyle çatıştığı siyasi kargaşa ve iç savaştığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde Çin'in ünlü filozofları; Konfiçyüs, Mencius, Mo-tzu, Sun-tzu ve Taoizmin büyük düşünürleri; Lao-tzu, Chuang-tzu ve Lieh-tzu yaşamıştı.

Taoizmin felsefesinin kurucusu Lao-tzu, güneydeki feodal Çu eyaletinde Li Erh adıyla tanınan, eğitimli üst sınıfa mensup ve imparatorluk arşivinde çalışan bir kütüphaneciydi.

Tao

Tao, hem Lao-tzu hem Chuan-tzu tarafından anlaşıldığı şekliyle sözle ifade edilemez bu yüzden onunla ilgili sembolik bir anlatım kullanmışlardır. Tao'nun beşeri herhangi bir zihni yapı ile anlaşılmayacağını O'nun selbi (olumsuzlayıcı) sıfatları sayılarak gösterilmeye çalışılmıştır; isimsiz, şekilsiz, suretsiz, görünmeyen, işitilmeyendir O. Chuang-tzu'ya göre Tao; göksel eşitlenmenin, bütün zıtları ve çelişkileri eşit kılan mutlak birlik halidir.

Eva Wong Taoizm dininin panteist ve plüralist olduğunu belirtir. Tanrılar, ruhlar ve ölümsüzler sahip oldukları güç ve aydınlanma derecesine göre Taoist panteonunda sıralanırlar. En yüksek seviyeli tanrılara; T'ien-tsun veya Göksel Efendiler denir, onları Ti (İmparator), Hou (İmparatoriçe), Wang (Kral), Hsien (Ölümsüz) ve Shen (Ruh) izler. Taoist dini halk inançları ve yerel kültler ile karıştığı için tanrıları tarihöncesi zamandan kalma doğa ruhlarını, halk kahraman ve bilginlerini, diğer dinlerin tanrılarını ve ölümsüzlük arayışındaki kültlerin kurucularını da içermektedir.

Kimilerinin Taoculuğun kurucusu olarak gördükleri Lao-tzu bu dinde T'ai-shang Lao-chün adıyla tanrılaştırılmıştır ve Taoist dininin tüm Taoistlerce kabul edilen patriarkıdır.

Meditasyon

Taoistler meditasyonu hem sağlık ve uzun ömür gibi fiziksel hem de Tao ile birleşmek, bütünleşmek gibi ruhsal bir amaçla kullanmışlardır. Ruhsal gelişimin ilk aşamalarında meditasyon zihni arındırmak, duyguları dengelemek, arzuları azaltmak ve iç enerjiyi çevirmek için sonraki aşamalarda uygulayıcının Tao ile birleşmesini sağlamak için kullanılır.

Tao Te Ching (Daode Jing)
Taoizm’in bir özelliği de diğer din ve öğretilerin aksine, doğru ile yanlışı doğrudan söylememesidir; bunun yerine zihnimizi bir labirente sokar ve orada daha önce edinilmiş önyargılardan kurtulmaya çalışır. Okuru, örneğin; “Tek bir el ile alkış tuttuğumuzda nasıl bir ses çıkar?” gibi sorularla fizik ve madde dünyasında kopartmaya çalışır. Bu türden yanıtlanamaz soruların temelinde paradoks ( zıtlar) vardır. Çelişkilerle dolu olduğu için bir anlam bulmak hiç de kolay değildir.


Tao öğretisi, oksimoron (iki, birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılması) deyimiyle zihni uyandırmaya çalışır; bir bakıma zihnin işlevsel bozukluğuna dikkat çeker. Bu bir arınma yoludur.
İnsan zihninin varoluşu anlama sürecinde derin düşünce ‘Bütünlüğe Ulaşmanın Yolu’ olarak tanımlanabilir.


Çağımızın insanı bir şeyleri bilmek için çevresindeki nesneleri, olayları, insanları adlandırarak tanımaya, anlamaya çalışır. Bunları daha ileri götürerek belli öbeklemeler yapar, onlara etiketler yapıştırır. Böylece tanımlanmış bir dünya içinde yaşadığını hisseder. Oysaki Tao’ya göre adlandırmak, anlamak değildir, sadece önyargı koymaktır.


Tao Te Ching’in giriş cümleleri; “ Yol olarak tayin edilmiş isim nihai isim değildir.  İsim olarak tanımlanmış bir isim de nihai isim değildir.” Bu şekilde okuru bildiklerinden kopararak işe başlar. Bu giriş cümlelerinden bir başka anlam da buluruz., o da varlığın sürekli değişim içinde geliştiği, asla tamamlanmadığıdır. Tao’ya göre evren bitmiş bir tasarım değil, sürekli değişim içinde varlığını bulan bir yapıya sahiptir. Bir şeye isim vermek ise onun tamamlanmış olduğu sanısı beraberinde getirir.


Sözcüklerin, kutsal metinlerin 'büyüsü', Tanrı'ya yakarırken, bağışlanmayı dilerken anlamını bilmediği sözcükleri mırıldanmaya alışmış ülkemiz insanına yabancı değildir. Eski çağların derinliklerinden gelen, çoğunluk dinsel içerikli, bazıları öğüt ve dünya tasavvuflarından oluşan yazılı metinlerin evin başköşesinde özenle saklanması, hatta muska niyetine kullanılması Anadolu'da süregelen yaygın geleneklerinden biridir.
Tao Te Ching’in ise farklı bir özelliği var: Her ne kadar geç dönem Taoizmindeki ritüellerin etkisiyle iyiden iyiye gizemli bir kılığa bürünse, kuşaklar boyunca çeşitli anlam değişikliklerine uğrasa da, bu kitaptaki aforizmalar, her çağın inanç sistemleriyle ve değer yargılarıyla örtüşecek bir esnekliğe sahiptir.


Tao Te Ching çok sayıda kaynağın derlenmesiyle; 81 adet aforizmadan oluşmuştur. Tao artık bildiğimiz üzere: Yol; Te (De) erdem ve bu sayede elde edilen güç; Ching (Jing) de klasik eser, külliyat gibi anlamlara gelir. Birinci kitap Yol'un külliyatı, ikinci kitap da Erdem Gücü'nün külliyatı gibi anlamlar taşımaktadır.

Tao Te Ching (Daode Jing) aforizmaları aslında, insan zihninin, varoluşu anlama sürecine bir tür anlam kazandırmak ve bir biçimde referans noktası oluşturmak adına, sistematik biçimde birbiriyle etkileşen kavramları anlatır. Zıtlıkların bünyelerinde var olan bir enerjinin başlattığı zincirleme etkileşimler üstünden bazı kuvvetler birbirlerini var eder. Gerçek dünya dediğimiz varlık durumunda cereyan eden olaylar bu kuvvetlerin bir ürünüdür. Bir şey ortaya çıkarken yok oluşunu da birlikte getirir. Olmak ya da olmamak, birbirlerinin veçheleridir ve karşılıklı olarak birbirlerinin nedeni olurlar.


MİSTİZM VE KAHKAHA
Taoizm, bizimkinden farklı kültürel bir temele sahip olduğu için, anlamak ya da anlatmak hiç de kolay değil ancak farklı bir felsefeyi anlatmak için en iyi yol beklide öncelikle içinde yatan espriyi anlamakla başlar.


 “ Beni anlayan azdır, benim itibarım bundandır.”
(Tao Te Ching 70. Şiir )
gibi dizelerde, metne kendisiyle nasıl alay edebildiğini görmek ayrı bir yakınlık duymayı sağlar.


Taoizm, yüzyıllardır “kahkaha içine gizlenmiş erdem” olarak anlaşılmış; Laozi ve diğer tüm öncü düşünürleri hep güler, eğlenir ve yaşamla dalga geçerken resmedilmiş, betimlenmiştir. Felsefenin temelinde de iyilik, sadelik, zerafet, hoşgörü, adaletli ve tarafsız olmak gibi erdemler en önemli sayılmıştır. Bun yüzden belki metafizik öğreti olarak anlamadan önce bu metinleri eğlenceli yanlarıyla okumak, yaşama bakışlarındaki inceliği görmek daha da önemlidir.


Bu yansımasıyla da Anadolu Aleviliği ve Bektaşiliği ile bir paralellik gösterir.
Taoizm’in ana konularından biri kendiliğindenliktir. Bu başarıyı üretkenlikle, zenginliği de tüketici olmakla açıklayan insanlara kuşkusuz çok yabancı gelecektir.
Laozi’nin kendiliğindelik deyimiyle anlatmak istediği; doğanın elverdikçe değiştirilmeden, zorlamadan kendi yolunu bularak varlığını sürdürmesidir. Varlığın en doğal halini bulması, yaşamın başlıca amaçlarından (niyetlerinden) biridir.


“Amaç” sözcüğü aslında Tao’ya uymaz çünkü yaşamı; amaçlarla, sonuç elde etmek üzere planlanmış bir yol olarak görmez. Tam aksine en az zorlama ile eylemsizlikle kendini bulması istenir. Bu felsefede, doğadaki her şeyin kendi gelişimini tamamlamasına izin vermek çok önemli bir yer tutar. Nerede ise tüm din ve inançlarda gördüğümüz, - insanın doğanın hakimi olduğu – varsayımının Tao’da yeri yoktur. İnsan doğada üstün bir konumda değildir ne de diğer canlıların efendisidir. Kitapta sıklıkla sözü edilen “ farkındalık” , kişinin dünya ile ilişkisi değil, kendisiyle olan ilişkisini anlatmak için kullanır.
İnsanın kendisiyle olan ilişkisini Tao Te Ching 13. Şiirde şöyle açıklar;
“ Bundan dolayıdır ki: Bedenine dünyaya özen gösterdiği kadar özen gösteren kişiye Dünya emanet edilebilir. Bedenini dünyayı sevdiği kadar seven kişiye, Dünya teslim edilir.”
Burada kullanılan “beden” sözcüğü aslında aynı zamanda kişi anlamına da gelir. Kişinin kendisini sevmesi, kendisini tanıması, en önemli erdem olarak bilinir.
Eski Anadolu bilgeliğindeki; “ Kendini bil..!” tanımlaması ile ne kadar da uyuşuyor!
Klasik metinlerin günümüz aydınlatan yönlerini ele aldığımızda, Tao Te Ching’in beklide tüm klasiklerin önüne geçiyor.
Özellikle bir lider nasıl olmalı gibi konuları ele aldığı dizelerde Laozi’nin yüce erdemlerini görüyoruz.
“Küçüğü görmeye irfan sahibi olmak, zayıfı korumaya güçlü olmak denir.” (Tao Te Ching 52. şiir.)
“ Sarayları temiz ve pak, ama ambarları ayrık otuna bürünmüş, ambarlar bomboş… Elbiseleri süslü ve renkli, kuşaklarında keskin kılıçlar, yemeğe doymamış, mala mülke boğulmuşlar… buna hırsızlık denir ve hırsızlık Yol’a göre değildir.” (Tao Te Ching 53.şiir)

Kaynaklar
1)    Sosyolog Ömer YILDIRIM; Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı
2)    Cumhuriyet Gazetesi Kitap eki, Kitapların İçinden - Asuman Kafaoğlu Büke (Yapmayı Yapabilmek)
 

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

KAZIM ÇİLOĞLU

KAZIM ÇİLOĞLU

Yapay zeka…
MURAT BULUT

MURAT BULUT

TOPRAK BOZUK!!!
Dr. NİMET ELİF ULUĞ

Dr. NİMET ELİF ULUĞ

Atatürk’ü sevmek zor zanaat

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.GALATASARAY A.Ş. 12 8 2 2 27 14 13 26
2.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 12 8 2 2 23 14 9 26
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 12 6 4 2 19 12 7 22
4.KAYSERİSPOR 12 6 4 2 19 14 5 22
5.FENERBAHÇE A.Ş. 12 5 5 2 25 17 8 20
6.DEMİR GRUP SİVASSPOR 12 6 1 5 18 19 -1 19
7.BURSASPOR 12 5 3 4 22 15 7 18
8.GÖZTEPE A.Ş. 12 5 3 4 22 21 1 18
9.TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR 12 5 3 4 18 19 -1 18
10.AYTEMİZ ALANYASPOR 12 5 2 5 25 22 3 17
11.TRABZONSPOR A.Ş. 12 4 4 4 23 26 -3 16
12.EVKUR YENİ MALATYASPOR 12 4 2 6 16 20 -4 14
13.ANTALYASPOR A.Ş. 12 3 4 5 14 21 -7 13
14.KASIMPAŞA A.Ş. 11 3 3 5 18 21 -3 12
15.ATİKER KONYASPOR 12 3 2 7 12 16 -4 11
16.KARDEMİR KARABÜKSPOR 11 2 2 7 12 19 -7 8
17.OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ 12 2 2 8 17 26 -9 8
18.GENÇLERBİRLİĞİ 12 2 2 8 14 28 -14 8