Naim Süleymanoğlu hayatını kaybetti
10 ilde FETÖ operasyonu: 45 gözaltı kararı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayder’i havadan inceledi
AB tarihinde bir ilk Türkiye'ye siyasi kesinti!
Merkez Bankası'ndan flaş döviz kararı

SİYER DERSLERİNDE HZ. MUHAMMED’İN KİMLİĞİ NASIL ÇARPITILIYOR?

CEMİL KILIÇ

18-01-2017 11:56


-Hz. Muhammed’in Hayatı Dersleri Hakkında Değerlendirme-

Hz. Muhammed’in Hayatı adlı ders seçmeli olarak 5. Sınıftan 12. Sınıfa değin okutulmaktadır.

 

Önceki programda bu dersin amacı olarak şunlar ifade edilmektedir;

Hz. Muhammed’in hayatını ana temalarıyla tanımaları,

İslam dininin doğru anlaşılmasında Hz. Muhammed’e olan ihtiyacı fark etmeleri,

Hz.Muhammed’in İslamı yaşamada örnek olduğunu kavramaları,

Hz.Muhammed’in hayatını bütüncül bir yaklaşımla öğrenmeleri amaçlanmaktadır.

Programın Uygulanmasına İlişkin İlke ve Açıklamalar bölümünde de;

“...Ünite konuları ayet ve hadisler temel alınarak işlenmelidir. Öğrencilerin konuyu kavramaları esas alınacak ve öğrenciler, konularda geçen ayet ve hadisleri ezberlemeye zorlanmayacaktır. Üniteler ele alınırken konular günlük hayatla ilişkilendirilecektir...” şeklindeki ifadeler dikkat çekmektedir.

 

Yeni Taslak Programda ise dersin amacı şu şekilde ortaya konulmaktadır;

Peygamberimiz’in Hayatı dersi Öğretim Programı ile 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan “Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ve Temel İlkeleri”ne uygun olarak öğrencilerin;

1.   Peygamberlik kavramı ile peygamberlerin özelliklerini açıklaması,

2.   Peygamberimiz’i (s.a.v.) tanıması ve sevmesi,

3.   Peygamberimiz’in (s.a.v.) doğduğu çevrenin genel özelliklerini tanıması,

4.   Peygamberimiz’in (s.a.v.) beşeri ve nebevi yönünü fark etmesi,

5.   Peygamberimiz’in (s.a.v.) örnek kişiliğinin bireysel ve toplumsal yönünü kavraması,

6.   Sahabe kavramını ve sahabilerin örnekliğini kavraması,

7.   Kültür ve medeniyetimizdeki peygamber sevgisinin tezahürlerini fark etmesi,

8.   Peygamberimiz’in (s.a.v.) hayatını bütüncül bir yaklaşımla tanıması amaçlanmaktadır.

Görüleceği üzere yeni taslakta amaçlar eskisine oranla daha spesifiktir. Kullanılan dil daha ideolojik / ümmetçi bir içeriktedir. Ayrıca dersin kapsamı genişletilmiş ve sahabe kavramı da dahil edilmiştir. Oysa sahabe konusu dersin adı düşünüldüğünde kapsamdışı olmalıydı. Yine sahabe kavramı işlenirken; “Sahabenin Örnekliği” gibi bir konunun da programa alındığını görüyoruz. Bu noktada şu soru sorulabilir;

Hangi sahabenin örnekliğinden bahsediyorsunuz?  Birbiriyle savaşan, birbirini katleden, hatta birbirini ateşe veren sahabelerden hangisini örnek alacağız?

İslam inanç ve kültüründe sahabe kavramı ihtilaflı bir kavramdır. Yeni taslakta Emevi referanslı Sünni anlayışın sahabe görüşü esas alınmaktadır. Ancak farklı islamî disiplinler bu kavrama son derece değişik bir yaklaşıma sahiptirler. Gayet net bir şekilde anlaşıldığı üzere sahabe kavramı adı altında tarih dışı bir sahabe düşünce ve inancı inşa edilmeye çalışılmaktadır. Sözgelimi; sahabe kavramı adı altında Muaviye de öğrencilere sevdirilmeye mi çalışılacaktır?

Nitekim yeni taslak programda değerler başlığı altında öğretilmesi istenen değerlerin listesi verilirken “sahabe sevgisi” de bir değer olarak yer bulmuş. Anlaşıldığı üzere Muaviye’yi sevmek de bir değer olarak öğrencilere dayatılacak.Nitekim yeni taslakta 5. Sınıfta “Peygamberimiz ve Sahabileri” başlıklı V. Ünitede kazanımlara ilişkin açıklamalar bölümünde “aşere – i mübeşşere” kavramından bashsedilerek sahabe konusu işlenirken bu kavrama öncelik verilmesi istenmektedir. Oysa bu kavram, tamamen uydurma bir kavramdır. Hiçbir ciddi muhaddis / hadi bilgini bu kavrama ilişkin hadisleri sahih / doğru kabul etmemektedir. Aşere – i mübeşşere, peygamber tarafından cennetle müjdelenen on sahabi demektir. Bu yöndeki hadisler sonradan uydurulmuştur. Böylesi uyduruk bir kavramın ders müfredatında ve öğretim programında yer bulması eğitime egemen olan dinî anlayış açısından son derece düşündürücüdür.

Sözde “aşere – i mübeşşere” şu isimlerden oluşmaktadır. 

Ebu Bekir, Ömer bin Hattab, Osman bin Affan, Ali bin Ebi Talib, Talha bin Ubeydillah, Zübeyr bin Avvam, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin Ebi Vakkas, Said bin Zeyd, Ebu Ubeyde bin Cerrah.

Oysa bu kişilerin neredeyse tümü birbiriyle savaşmış, birbiriyle derin anlaşmazlıklar içine yuvarlanmış kimselerdir. Böyleyken nasıl olurda cennetle müjdelenmiş olabilirler?

Yeni taslak programda değerler başlığı altında verilen lisetede “cihad” kavramı da bulunmaktadır. Bakanlık cihadı bir değer olarak niteliyor. Fakat cihad özellikle son dönemde pekçok tartışmanın odağında yer alan bir kavram. Yeni programda cihadın nasıl anlatılacağını konuların yazımı gerçekleştiğinde göreceğiz. IŞİD de, Nusra da cihad ettiğini iddia ediyor. Bakalım bizim bakanlığın cihadı nasıl bir içeriğe sahip olacak?

Ayrıca ne ilginç ki, değerler listesinde “kanaatkarlık” yer alırken “çalışkanlık” kendine yer bulamamış. Yoksa bakanlık çalışkanlığı bir değer olarak görmüyor mu?

Yeni taslakta ilke ve açıklamalar bölümünde eskisinden farklı olarak; öğrencilere ayet ve hadislerin anlamlarının ezberletilmesi konusunda zorlama olmasa da teşvikin olması gerektiği belirtilmektedir. Oysa eskisinde ayet ve hadisleri ezberlemeye ilişkin zorlama yapılmaması gerektiği ifadesiyle yetinilmekteydi.

Hem eskisi hem de yenisi olmak üzere öğretim programlarında bütüncül olarak tekçi bir anlayış egemendir.  Hz. Muhammed’in hayatına ilişkin farklı görüş ve düşüncelere hiçbir şekilde yer verilmemiştir. Oysa Hz. Muhammed’in doğum tarihi, ilk vahyi nerede aldığı, akrabalarıyla ilişkileri, Kur’an’ın oluşum süreci gibi pekçok konuda İslam din bilginlerinin ve tarihçilerin fikir ayrılığı içerisinde olduğu konular bulunmaktadır. Bunların tümünü yok sayıp sanki peygambere ilişkin her şeyin gayet net ve üzerinde ihtilaf bulunmayan konular olduğu düşüncesiyle bir program hazırlandığını görüyoruz. Bu durum bilimsellik açısından son derece sorunludur.

 

5. Sınıf İçin Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

5. Sınıflar için biri bakanlık diğeri de özel sektör tarafından hazırlanan iki ders kitabı mevcuttur. Her iki ders kitabı da bakanlığın internet sitesinde bulunmaktadır. İki ders kitabı da bakanlıkça belirlenen öğretim programı doğrultusunda ünite ve konu başlıklarını esas almıştır.

Konuların metinleri arasında bazı farklar olsa öğrencilere verilmek istenen mesaj ve bilgiler özdeşlik arzetmektedir. Bu bağlamda 5. Sınıf öğretim programında ve ders kitabında şu konuların işlendiğini görmekteyiz;

Genel Hatlarıyla Hz. Muhammed’in hayat hikayesi,

Hz. Muhammed’in temzliğe verdiği önem,

Hz. Muhammed’in sosyal ilişkileri,

Hz. Muhammed’in ahlakî özellikleri,

Hz. Muhammed ve çocuk sevgisi.

5. sınıf öğretim programında ve ders kitaplarında dikkat çeken bir husus olarak; “İnsanların Kardeşliği” başlığı altında bütün insanları; dili, dini, rengi ne olursa olsun sevmenin öneminin anlatılmış olmasını zikretmek yerinde olacaktır. Ayrıca Hz. Muhammed’in engellilerle ilgili güzel uygulamlarından örnekler verilmesi de programın ve ders kitaplarının son derece olumlu yanlarından biri olarak kaydedilmelidir.

 

Yeni Taslak Programda 5. Sınıf

Taslak olarak sunulan öğretim programında eskisine oranla bilimsel dilden uzaklaşma var. Yeni programdaki dilde Arapça kelime ve tabir ağırlığı daha fazla. İdeolojik / ümmetçi referans daha kuvvetli.

Buna göre 5. Sınıf taslak programı şu şekilde düzenlenmiştir;

Peygamberimizin Çocukluk Yılları,

Peygamberimiz ve Çocuklar,

Peygamberlik ve Peygamberimiz,

En güzel örnek Peygamberimiz,

Peygamberimiz ve Sahabileri,

Peygamberimizin Şemaili.

 

Bu programda eskisinden farklı olarak; “Peygamberimiz ve Sahabileri” ile “Peygamberimizin Şemaili” adlı iki yeni öğrenme alanı belirlenmiş.  Sahabe meselesi ve sahabiler konusu hakkında evvelce fikrimizi ortaya koyduğumuz için tekrar değinmiyorum. İlaveten şemail meselesine değinmek isterim.

Peygamberin şemaili başlığı altında daha ziyade peygamberin fiziki özellikleri ele alınmaktadır. Saçı, sakalı, boyu- posu, giyim kuşamı gibi konuların ele alındığı bu alanın bir öğrenme alanı olarak belirlenmiş olması ilginçtir. Zira bu gibi özelliklere diğer alanların içinde kısaca değinilebilirdi. Yoksa peygamberin fiziki özellikleri konusu üzerinden topluma yeni bir giyim kuşam propagandası mı yapılmak istenmektedir? Henüz içerik yazılmadığı için bunu bilmiyoruz. Ancak evvelki programda giyim kuşam konusunda daha bilimsel ifadeler mevcuttu; peygamberin özel bir kıyafetinin olmadığı, iklim koşullarına ve toplum kültürüne göre giyindiği ifade edilmekteydi.

 

6. Sınıf Önceki Öretim Programı Hakkında Değerlendirme

Birinci Ünitede her kademede olduğu gibi “Hz. Muhammed’in Hayatını Hatırlayalım” başlığıyla yine peygamberin hayatı hakkında genel bilgiler sunulmaktadır. Bu ünitede, peygamberin doğumu, çocukluğu, peygamber oluşu ve vefatı ele alınmaktadır.

İkinci Ünitede beslenme başlığı altında; Hz. Muhammed’in dengeli ve ölçülü beslenme konusundaki tutum ve davranışları işlenmektedir.

Üçüncü Ünitede peygamberin inancı, sabrı ve Allah’a olan güveni ele alınmaktadır.

Dördüncü Ünitede peygamberin çevre konsundaki tutum ve sözleri üzerinden çevre bilinci üzerinde durulmaktadır. Öğretim programının ve müfredatın en güzel konularndan biri çevre konusudur. Son derece bilimsel ve çevreci bir dil ile konular işlenmektedir.

Diğer iki ünitede de Aile Sevgisi, Sempatik ve Esprili Konuşmak ve Empati konusu ele alınmaktadır. Dolayısıyla öğrencilerde oluşturulmaya çalışılan peygamber algısı modern bir görünüm sunmaktadır.

 

6. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda yine kapsam dışı olmasına rağmen, mezhepçi anlayışla sahabe kavramına vurgu ön plana alınmış. Sahabe konusuna müstakil bir ünite ayrılmışken “ehlibeyt” kavramı ise sadece bir konu ile geçiştirilmiştir. Böylece Şii ve Alevi Müslümanlar için en önemli kavramlardan biri olan ehlibeyt kavramı sahabe kavramı karşısında önemsizleştirilmeye çalışılmıştır.

Ayrıca; “peygambere bağlılık ve itaat” başlığı altında biat kültürünün takviyesinin amaçlandığı görülmekte / sezilmektedir.

Neticeten; 6. Sınıf için öngürlen taslak programda da ideolojik / ümmetçi / mezhepçi toplum idealine uygun olarak biat ve itaat kültürü öne çıkarılmıştır.

Yeni taslak programın bilimsel açıdan evvelki programdan daha geri bir içeriğe sahip olduğunu belirtmeliyim.

Gerek çevre bilinci gerek empati kavramı gerekse esprili konuşma gibi modern yaklaşımlara yeni taslak programda yer verilmemiştir.

 

7. Sınıf Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

Bu programda peygamberin hayat hikayesi kısaca tekrar anlatılmakta, daha sonra peygambere ilişkin başka bir takım özel konulara girilmektedir. Özellikle peygamberin giyim kuşamıyla ilgili olarak; kazanımlar bölümünde; onun özel bir kıyafetinin olmadığı, şartlara ve iklim koşullarına göre giyindiğinin vurgulanması istenmektedir. Bu son derece bilimsel bir bakışı yansıtmaktadır.

Yine Hz. Muhammed’in ibadete ilişkin tutum ve görüşleri ele alınırken; “ibadetin sadece namaz ve oruç gibi formlardan oluşmadığı, hayatının tümünü kapsadığı” şeklinde bir açıklama yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu da son derece doğru ve isabetli bir yaklaşımdır.

Hz. Muhammed ve Toplumsal İletişim adlı öğrenme alanında; başkalarının özel hayatına saygı konusu ele alınarak yine son derece modern bir peygamber algısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yaklaşımın gayet doğru ve bilimsel olduğunu belirtmeliyim.

 

7. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Bu taslak programda da yine mezhepçi bir anlayışla sahabe kavramına yoğun bir vurgunun yapıldığını görüyoruz. Fakat ehlibeytle ilgili herhenagi bir konuya yer verilmediği de görülmektedir.

Yine bu programda Hz. Muhammed’in hayatına ilişkin pekçok tartışmalı konu, sanki hiç tartışma yokmuşçasına ele alınmaktadır. Bunlardan biri isra ve miraç hadisesidir. İsra ve miracın Kudüs’ten olduğu yönündeki tartışmalı bilgi, kesin doğru kabul edilerek programa alınmış fakat bu konudakİ farklı görüşlere; sözgelimi, isra ve miracın Mekke’de vuku bulduğu ve Mescid- i Aksa’nın da Mekke’nin dış mahallerinin birinde yer alan bir mescid olduğu yönündeki iddialara hiç temas edilmemiştir.

Ayrıca peygamber ve oruç konusu ele alınırken de mezhepçi bir yaklaşımın sonucu olarak Muharrem orucuna hiç yer verilmemiştir.

7. sınıf için öngörülen taslak programın evvelki programdan daha geri ve daha ideolojik / ümmetçi/ mezhepçi bir içeriğe sahip olduğu gözlenmektedir.

Gerek giyim kuşam konusunda, gerek ibadet anlayışı konusunda gerekse başkalarının özel yaşamına saygı konusunda önceki programda yer alan modern yaklaşım yeni taslak programda kendine yer bulamamıştır.

 

8. Sınıf Önceki Öğretim Programı Hakkında Değerlendirme

Bu programda dikkat çeken en önemli husus; peygamberin oyun, eğlence ve spor hakkındaki görüşlerinin ele alınmasıdır. Peygamberin oyuna, spora, düğünlerde müzik ve eğlenceye karşı olmadığı, tam tersine belli ölçüler içerisinde bu konularda teşvik edici bir tutuma sahip olduğu işlenmektedir. Bu son derece doğru, isabetli ve modern bir yaklaşımdır. Peygamberin gerçek ve modern kimliğini yansıtan bu ifadelerin programda ve ders kitaplarında yer alması, çağdaş yaşamla din arasındaki bağın güçlenmesi açısından son derece isabetli bir tutumdur.

“İnsan Hakları ve Adalet” başlıklı ünitede, bütün insanların kardeşliği işlenmekte, ırk, renk ve dil ayrımının peygamberin kabul etmediği bir anlayış olduğu vurgulanarak yine son derece modern bir peygamber algısı sunulmaya çalışılmaktadır. Bu yaklaşım da son derece doğru ve isabetlidir. Yine ayrıca bu ünitede adil yargı kavramı da ele alınmaktadır. Bu konuda peygamberin referans gösterilmesi de doğru dini anlayış açısından bizce son derece isabetlidir.

 

8. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda bir önceki programda yer alan modern yaklaşımdan son derece uzaklaşıldığı görülmektedir. Sözgelimi çevrecilik kavramı yerine “tabiat sevgisi” kavramı gelmiştir. Sahabe vurgusu devam ettirilmiştir. Ayrıca bu programda Osmanlıcı bir tutum da mevcuttur. Peygamberimizin hayatı konusu ile Osmanlı arasında bağ kurulmaya çalışılması da son derece absürt ve bilim dışı bir yaklaşımdır. “Kutsal Emanetler” kavramı üzerinden padişah Yavuz’a, halifeliğe ve onun üzerinden Osmanlıcılığa bir geçiş yapılmaya çalışıldığı gözlenmektedir.

Oysa kutsal emanetler denilen nesnelerin büyük çoğunluğunun sahte olduğu bugün bilimsel olarak  ispat edilmiş durumdadır. Bu husus göz ardı edilerek programa böyle bir konunun eklenmiş olması bilimsellikten geriye gidiş bakımından son derece ibretlik bir örnek oluşturmaktadır.

 

9. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda da öncelikle Hz. Muhammed’in hayatı tekrar ana hatlarıyla ele alınmaktadır. Daha sonra ayrıntıya girilerek peygamberin yaşamına ve kişilik özelliklerine ilişkin pekçok konu üzerinde durulmaktadır. Ancak dikkat çekici bir kaç unsur göze çarpmakta.

Özellikle “Eşitlik” başlıklı ünitede insanların eşitliği düşüncesi ve hukukun üstünlüğü vurgulanıyor. Ayrıca istişare kavramı çerçevesinde Hz. Muhammed’in başkalarının fikirlerine önem verdiği ve farklı görüşlere saygı gösterdiği belirtilmektedir.

 

9. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni taslak programda “Asr- ı Saadet ve Raşid Halifeler” başlıklı yeni bir öğrenme alanı ihdas edilmiştir. Dersin peygamber dönemi dışına taşırılması ve kapsamının genişletilmesinin amaçlandığı gözlenmektedir.

Özellikle “Raşid Halifeler” adlandırması mezhepçi yaklaşımın en bariz örneklerinden birini teşkil etmektedir. İlk üç halifenin raşid ( adil, dürüst, rüşd ve olgunluk sahibi ) olarak nitelenmesi Şii ve Alevi Müslümanların kabul etmediği bir husustur.

Yine mezhepçi bir uygulamanın sonucu olarak peygamberimizin eşi Hatice’den bahsedilirken kullanılan “Hz.” ifadesi, peygamberimizin amcası ve Hz. Ali’nin babası olan Ebu Talip’ten bahsedilirken kullanılmamaktadır. Bu tavır Ebu Talip’in Müslüman olduğu yönündeki Şii ve Alevi anlayışı kabul etmeme ve onun müşrik olarak öldüğü yönündeki Sünni tutuma bağlı kalmanın bir yansımasıdır.

Yine bu programda ilk vahyin nerede geldiği konusundaki farklı yaklaşımların da yer bulmadığını görmekteyiz.

Yeni programın öncekinden daha geri bir anlayışa sahip olduğu görülmektedir. İnsanların eşitliği düşüncesi, hukukun üstünlüğü, Hz. Muhammed’in başkalarının fikirlerine önem verdiği ve farklı görüşlere saygı gösterdiği gibi hususlara yeni programda rastlanmamaktadır.

 

10. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda son derece modern bir anlayışla peygamberin; inanç ve ibadet konusunda dengeli olunmas gerektiği, hasta olunduğunda tedavi olunması gerektiği yönündeki tutum ve görüşlerine yer verilmiştir. Ayrıca agyet isabetli bir biçimde Hz. Muhammed’in din, ibadet, inanç ve fikir özgürlüğü yanlısı olduğu, kadın ve erkek eşitliğini savunduğu belirtilmektedir.

 

10. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Bu sınıf düzeyi için önerilen taslak programda önceki programdaki modern yaklaşımın terkedildiği ve daha ideolojik / ümmetçi / mezhepçi bir içeriğin benimsendiği görülmektedir.

Programa siyer dışı; sözgelimi hadis ilmi ile ilgili konuların dahil edildiği, ümmetçi bir anlayışla da İslam Medeniyeti kavramı altında ulus bilinci yerine ümmet şuuru oluşturma çabasının hakim olduğu gözlenmektedir.

Yine ayrıca bu programda da yoğun bir sahabe vurgusu öne çıkarılmaktadır.

Özetle ders büyük ölçüde kapsamı dışına çıkmış durumdadır.

 

11. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda peygamber referans gösterilerek, ekonomik hayatla ilgili; helal kazanç kavramına, emeğe, alınterine, ölçü ve tartıda dürüstlüğe, işini iyi yapmaya ilişkin son derece güzel ve isabetli bir içerik sözkonusudur.

Yine bu programda gayet olumlu bir şekilde peygamber referans gösterilerek; sadece ahiret için değil dünya için de çalışmak gerektiği, toplumsal barışın çok önemli olduğu, barış insanı olmak gerektiği, farklı din ve kültür mensuplarına saygı göstermek gerektiği, onlarla iyi bir iletişim içerisinde olmak gerektiği, kültürler arası etkileşimin doğal ve yararlı olduğu gibi konular işlenmektedir.

Dolayısyla önceki program (bu program) son derece iyi, bilimsel ve modern bir içeriğe sahiptir.

11. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni programda önceki tüm olumlu unsurlar ve doğru yaklaşımlar terkedilmiş durumdadır. Helal kazanç, alınteri, emeğe saygı, toplumsal barış, farklı din ve kültürlere saygı gibi konular programdan çıkarılmış ve yerine “Raşid Halifeler” başlığı altında Ebu Bekir’in soyu, halife seçimi, sözde ridde savaşları, sözde fetihler, Halife Ömer’in soyu, halife seçimi, sözde fetihleri, ganimetleri gibi konular konulmuştur. Ama ne hikmetse insan yakma konusunda IŞİD’e ilham veren bir uygulama olarak; Ebu Bekir’in ridde hadiseleri sırasında canlı canlı insan yakarak cezalandırma yoluna başvurduğuna değinme konusunda taslak programda herhangi bir işaret yoktur. 

Ders yine siyerin dışına taşırılarak İslam tarihi alanına yayılmaya çalışılmıştır. Ayrıca “İslam Medeniyetinin Hedeflediği İnsan Modeli” gibi başlıklar altında da ders ideolojik amaç doğrultusunda hedefinden saptırılmış, ulus yerine ümmet bilinci oluşturma gayretine yönelinmiştir.

 

12. Sınıf Önceki Program Hakkında Değerlendirme

Bu programda Hz. Muhammed referans gösterilerek; bilginin, eğitimin, değişimin, erdemli insan olmanın, sevgi ve merhametin, toplumsal dayanışma ve paylaşmanın, güçsüzlere yardımın, uluslararası anlaşmalara sadakat ve uluslararası barşın önemi işlenmiştir. Programda anılan konulara yapılan vurgu son derece isabetli ve son derece modern bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

 

 

12. Sınıf İçin Yeni Taslak Program Hakkında Değerlendirme

Yeni programda “Raşid Halifeler” başlığı altında Halife Osman ve Hz. Ali efendimiz hakkında bir takım bilgiler verilmeye çalışılmaktadır. Ancak burada da bilimsel dürüstlüğün ve objektivitenin izlerine rastlamak mümkün görünmemektedir.

Bu programda da özellikle Halife Osman’la ilgili olmak üzere fetihçilik övgülenmekte, ganimet kültürü zımnen de olsa yüceltilmektedir. Halife Osman’ın akrabalarını özellikle de Muaviye’yi kayırmasına ayrıca israf dolu ve lüks yaşamına ise hiç değinilmemektedir.

Yine dersin kapsamı dışına çıkılarak hadis ilmi konusuna girilmekte, hadis ilmi ile ilgili bir takım terim ve kavramlar ele alınmaktadır.

“Peygamberin Hayatında Cihad Kavramı” başlığı altında cihatçılığa yol açacak yeni bir yaklaşım programa hakim kılınmaya çalışılmıştır. İslam’daki savaşsız, kansız doğru cihad anlayışı programda yer bulamamıştır.

“Osmanlı’da Peygambere Vefa” başlığı altında büyük çoğunluğunun sahteliği ispat edilmiş olan sözde kutsal emanetler konusu işlenmeye çalışılmaktadır. Malum olduğu üzere kutsal emanetler meselesi denildiğinde akla Yavuz Sultan Selim gelmektedir. Zira kutsal emanetleri Mısır fethi sonrası İstanbul’a getirten ve ayrıca halifeliği de ele geçiren Yavuz’dur. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in Hayatı adlı bir derste konu ilginç bir biçimde Yavuz ve Osmanlı övgüsüne kadar uzanabilmektedir.

Osmanlı’nın peygambere vefa gösterdiğini ileri sürmek de ayrıca sorunludur. Zira peygamberin asla onay vermeyeceği pekçok uygulamanın Osmanlılar tarafından yapılmış olduğu da bir gerçektir. Bu konuda en çarpıcı uygulama; kardeş katli fermanlarıdır. Sözde, devletin selameti için İslam’ın en temel ilkelerinden olan yaşama hakkı ve suçun şahsiliği ilkesini kardeş katli gibi uygulamalarla ayaklar altına alan Osmanlı’nın peygambere vefa gösterdiğini iddia etmek hem gülünç hem de trajik bir zavallılıktır.

Son olarak  ve terkaren ifade etmek gerekirse; yeni program önceki programın tersine fetihçi, cihatçı, ganimetçi, ümmetçi bir anlayışla hazırlanmıştır. Önceki programda yer alan bütün olumlu unsurlar terkedilmiş, gerçek peygamber kimliği yerine; kanlı cihatlara çıkan, fetihler gerçekleştiren, ganimet için mücadele eden sahabiler ve halifeler öne çıkarılmıştır.

Bu dersin programlarındaki değişim iktidarın siyasi gücünün artan oranı doğrultusunda kapsayıcı bir dini anlayıştan mezhepçiliğe, modern düşünüş ve yaklaşımdan Emevi geleneğine, bilimsellikten subjektiviteye doğru feci bir kayış göstermektedir.

Kanımca yeni taslak program yerine önceki programın uygulanması kesinlikle daha isabetli ve daha doğru olacaktır. Aksi halde toplumsal barışın bozulması, cumhuriyetin inşa ettiği modern dini anlayışın yıkılıp Emevi dinciliğine evrilmesi kaçınılmazdır.

 

CEMİL KILIÇ / İLAHİYATÇI YAZAR

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

KAZIM ÇİLOĞLU

KAZIM ÇİLOĞLU

Yapay zeka…
MURAT BULUT

MURAT BULUT

TOPRAK BOZUK!!!
Dr. NİMET ELİF ULUĞ

Dr. NİMET ELİF ULUĞ

Atatürk’ü sevmek zor zanaat

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.GALATASARAY A.Ş. 11 8 2 1 26 9 17 26
2.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 11 7 2 2 18 13 5 23
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 12 6 4 2 19 12 7 22
4.KAYSERİSPOR 11 5 4 2 17 13 4 19
5.DEMİR GRUP SİVASSPOR 11 6 1 4 17 15 2 19
6.BURSASPOR 12 5 3 4 22 15 7 18
7.GÖZTEPE A.Ş. 12 5 3 4 22 21 1 18
8.TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR 12 5 3 4 18 19 -1 18
9.FENERBAHÇE A.Ş. 11 4 5 2 21 16 5 17
10.AYTEMİZ ALANYASPOR 11 4 2 5 24 22 2 14
11.EVKUR YENİ MALATYASPOR 11 4 2 5 16 19 -3 14
12.TRABZONSPOR A.Ş. 11 3 4 4 19 23 -4 13
13.ANTALYASPOR A.Ş. 12 3 4 5 14 21 -7 13
14.KASIMPAŞA A.Ş. 11 3 3 5 18 21 -3 12
15.ATİKER KONYASPOR 12 3 2 7 12 16 -4 11
16.KARDEMİR KARABÜKSPOR 11 2 2 7 12 19 -7 8
17.OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ 11 2 2 7 14 22 -8 8
18.GENÇLERBİRLİĞİ 11 2 2 7 13 26 -13 8