Robotlardan neden korkarız?

İnsanlık yüzyıllardır kendi yarattığı otomatik makinelerden korkuyor. Ancak, onlar olmadan acaba bugün ne halde olurduk?

12-08-2017


Daniel H. Wilson*

12. Yüzyıl’da Albertus Magnus tarafından bakırdan imal edilen büyük bir otomatik kafa ağzını açıp buhar püskürttüğünde, Magnus’un dindar ve genç çırağı Thomas Aquinas korkudan neredeyse aklını yitirmişti. Anlatılana göre, Aquinas o kadar korkmuştu ki eline aldığı çekiçle bu ilkel makineyi paramparça etmişti. Sonrasındaysa, Aquinas bu duruma çok öfkelenen ustası Magnus’dan defalarca af dilemek zorunda kaldı.

Ne yapsın, korkmuştu… Aslında bu gayet tanıdık bir duygu. Robot teknolojisi akıl almaz bir hızda ilerlerken, toplumlarımız da benzer korkular hissediyor. Halbuki dünyamızın robotlarla olan hiç de kısa olmayan geçmişine bakıldığında, (ki insanların kendilerine benzeyen makineler icat etme merakı ve sonrasında yaşadığı korku, bu hikayenin bir parçasıdır) uygarlığımızın gelişmesinde ne denli önemli bir rol oynadıklarını görüyoruz.
İnsanlığın en büyük korkularıyla onları gerçeğe dönüştürerek yüzleştiğini söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yirmi yılda yapay zeka ve robotlar geçmişte tamamen insanlara özgü kabul ettiğimiz pek çok beceriyi geliştirerek, ekonomimizi geliştirdi, popüler belleğimizde kendine yer edindi. Her ay robotik sahasıyla ilgilenen onlarca yeni girişim başlatılıyor. Bu girişimlerin pratik sonuçlarından bazıları drone’lar, sürücüsüz araçlar veya mobil cihazımızda yaşayan bir asistan olarak hayatımıza girdi bile. Bu makinalar kelimenin tam manasıyla bizi kendi oyunumuzda yeniyor, mesela satrançta! Ya da kadim, yapay zekânın oynaması neredeyse imkansız bir oyun olan Go’da. Ve biz zekâyı insanlığın dönüm noktası kabul ettiğimiz için, iş artık kişiselleşiyor da.

BİLİM İNSANLARI ENDİŞELİ

Elon Musk, Bill Gates, Stephen Hawking gibi bilim insanları ve endüstrinin titanları bu konuda pek çok açıklama yaptılar. Musk, çeşitli defalar yapay zekânın uygarlığın sonu olabileceğini belirtti. Future of Life Institute (Hayatın Geleceği Enstitüsü) ise makinelerin yükselişinin varoluşsal bir tehdit olabileceğini ve insanlığın korunması gerektiğini açıkladı. Avrupa Parlamentosu Hukuk Komitesi, yakın zamanda makineleşmenin denetim altına alınmasını onaylayan bir karar aldı ve Avrupa Birliği genelinde insanları koruma altına alacak bir takım etik standartlar şart koştu. Raporda şu ifade yer alıyordu: “Robotların insan hizmetinde olduklarının ve öyle kalacaklarının garanti altına alınması için acilen Avrupa genelinde bir hukuki çerçeve hazırlanmalıdır.’’

Tüm bu itirazlar robot tehlikesinin yaklaşmakta olduğunu ve bu konuda dikkatli olmamız gerektiğini yüksek sesle hatırlatıyor: Kitlesel işsizlik, insan türüne karşı uygulanacak zorbalık, parıldayan kırmızı gözler…
Tam burada durup bir nefes alalım.

Aslında bu korkuyu hep yaşadık. Robotlarla geçmişimiz yüzyıllar öncesine dayanıyor ve bu ilginç korku, onlarla kurduğumuz karmaşık ilişkinin her zaman bir parçası oldu.

“Otonom” kelimesi Antik Yunanca’da “özerk, kendi başına hareket edebilen” anlamına geliyor. Bu terim 1900’lerden beri dünyanın çeşitli yerlerinde icat edilen ilkel formda kimi robotları tasvir etmek için kullanılıyor (Automat / Otomat). Görünen o ki, aslında insanlar varolduğundan beri kendi becerilerimizin makine formunda çalışıp çalışamayacağını test eden mucitler her zaman varolmuş.

Artık hikâyeleri unutulan bu bilim insanlarının ve robotik buluşlarının izlerine papirüslerde, kil tabletlerde ve hatta antik Çin’den kalma kemik plakalarda rastlanıyor. Bu buluşlar, bildiğimiz anlamda sistematik bilimsel düşünce gelişmeden önce, dünya henüz mistik ve büyülü bir yerken; tanrılar, süper güçler ve canavarlar onu yönetirken yaratılmış.


Etiketler : #robot   #bilim   
İlginizi çekebilecek diğer haberler

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

KAZIM ÇİLOĞLU

KAZIM ÇİLOĞLU

İthalat!
BÜLENT SOYLAN

BÜLENT SOYLAN

Patronu devlet olunca...

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.GALATASARAY A.Ş. 15 10 2 3 33 19 14 32
2.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 15 9 3 3 25 16 9 30
3.FENERBAHÇE A.Ş. 15 8 5 2 31 19 12 29
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 15 7 6 2 23 13 10 27
5.KAYSERİSPOR 15 7 6 2 23 17 6 27
6.GÖZTEPE A.Ş. 15 8 3 4 28 23 5 27
7.TRABZONSPOR A.Ş. 15 7 4 4 31 27 4 25
8.BURSASPOR 15 7 3 5 27 17 10 24
9.DEMİR GRUP SİVASSPOR 15 7 1 7 20 25 -5 22
10.TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR 15 5 4 6 20 25 -5 19
11.KASIMPAŞA A.Ş. 15 5 3 7 24 29 -5 18
12.AYTEMİZ ALANYASPOR 15 5 2 8 26 29 -3 17
13.EVKUR YENİ MALATYASPOR 15 4 4 7 18 23 -5 16
14.OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ 15 4 2 9 22 27 -5 14
15.ATİKER KONYASPOR 15 4 2 9 15 21 -6 14
16.ANTALYASPOR A.Ş. 15 3 5 7 15 26 -11 14
17.GENÇLERBİRLİĞİ 15 3 3 9 19 31 -12 12
18.KARDEMİR KARABÜKSPOR 15 2 2 11 13 26 -13 8