Süper Lig şampiyonu Galatasaray oldu
Bekir Bozdağ’dan Muharrem İnce’ye davet
Bursa’da vahşet! Ailesini katletti
Yenikapı mitinginde eleştiri: İktidar miting yapmaz, icraat yapar
Sosyal medyada Turkcell'e Atatürk ve 19 Mayıs tepkisi

Dünyanın ilk kadın örgütünü kuran bizim kadınlarımızdır!

ECE ATAER

25-02-2018 09:06


12 Eylül’de 11 yaşlarındaydım. İlk defa “örgüt” sözcüğü “yasa dışı” imajıyla kafama
kazındı. Sanırım örgütlenmek eylemi de iyi bir şey değildi. Devlet örgütlenenlere kızıyor ve
onları çeşitli biçimlerde cezalandırıyordu. Sonra “yasa dışı” kavramına “terör örgütü”
tamlaması eklenince benim için kavram, içinden çıkılmaz bir hal aldı. Korkulması
gerekiyordu örgütlerden.


Yaş aldıkça insanların istediklerini gerçekleştirebilmeleri için devlete karşı ya da değil,
tüm zamanlarda farklı adlarla bir araya gelerek işbirliğiyle çoğalarak kendi gelişimleri ve
mutluluklarını örgütler yoluyla sağladıklarını ve bir güç oluşturduklarını görünce kavram,
kafamda elbette değişti. Anladım ki “örgütlenme” doğal olandı ve sosyal bir düzeni hakkıyla
yaşamanın olmazsa olmazı… Has mayası… Bir tür girişimcilik… Sivil inisiyatifler yoluyla
topluluk halinde var olmanın başka bir biçimi…


Farklı örgüt biçimlerinin dünyada birçok ülkede var olduğunu bilirsiniz. Peki,
dünyanın ilk kadın örgütünün 13. yüzyılda Anadolu topraklarında Kayseri’de kurulduğunu
bilir misiniz? “Bacı” sözcüğü bizde “kız, abla, kardeş” anlamlarına gelir. Malumûmunuz.
“Rûm” sözcüğü ise Anadolu’nun karşılığıdır. Bu teşkilatın adı Bacıyân- ı Rûm’dur. Moğol
istilasının yaşandığı dönemde “Fakiregân” (Hanım dervişler) adıyla bilinseler de, birbirlerine
“bacı” diye hitap ettiklerinden “Bacıyân” olarak anılırlar. Tarihçiler, onlara “Anadolu Kadın
Teşkilâtı” da derler.


ANADOLU AMAZONLARIN ve ALP KIZLARIN COĞRAFYASIDIR
Varlıklarına ilk kez Âşık Paşazâde’nin 1481 tarihli “Osmanoğulları’nın Tarihi-
Tevârîh-i Âl-i Osman” adlı eserinde rastlanır. Âşık Paşazâde, Anadolu Selçukluları devrinde
Türkmenler arasındaki sosyal grupları dörde ayırır. Bunlardan biri de tamamen Türkmen
kadınlardan oluşan Bacıyân-ı Rûm (Anadolu Bacıları) grubudur. Alman Franz Taeschner bu
grubu ilk fark eden kişidir. Taeschner, o devirde kadınların örgütlenebilmelerini olanaksız
görür ve bunun Âşık Paşazâde tarafından bir yanlış anlama veya yazma eserlerin çoğaltılması
sürecinde oluşan bir hata sonucu ortaya atıldığını savunur. Taeschner’ın ait olduğu coğrafyada
aynı yüzyılda Avrupa’daki Ortaçağ karanlığını ve kadınların engizisyon mahkemelerinde
yargılandığını ve ardından yakıldığını düşünürsek buna ihtimal vermemesi çok normal!
Alman oryantalist bu topraklarda Amazonların yaşadığını ve Türklerin Orta Asya’dan Alp
kızlarla Anadolu’ya geldiklerini unutmuş olmalı! Göç ederken askeri, siyasi ve sosyal
yapılanmalarını da beraberinde getirmeleri kaçınılmazdı.


Ve ilk defa Fuad Köprülü, Âşık Paşazâde’nin bu grup hakkında verdiği bilgileri
Bektaşi kaynaklarında teyit ederek Taeschner’i iddialarını saçma bulur ve Anadolu
Selçukluları ve Osmanlı’nın kuruluş döneminde kadınlardan oluşan bu teşkilâta dikkat çeker.


TEŞKİLATIN KURUCUSU FATMA BACI’DIR
Bu teşkilatın kurucusu tarihçi Mikâil Bayram’a göre Fatma Bacı’dır. Şeyh
Evhadeddin Hamid el-Kirmani’nin kızı olan Fatma Bacı, aynı zamanda yine Âşık Paşazâde
tarihinde sözü geçen Ahi teşkilatının kurucusu Ahi Evran’ın da eşidir ve Hacı Bektaş-ı
Veli’nin de manevi kızı ve müridi. Ve yine Mikâil Bayram, bu teşkilattan ilk söz edenin
Fatma Bacı’nın babası Şeyh Evhadu’d-Dîn Hâmid el-Kirmânî’nin (1237) Sivas’taki halifesi
Şeyh Şemsü’d-din Ömer et-Tiflisî’nin oğlu Muhammed olduğunu belirtir.

Fatma Bacı’nın önderliğinde kurulan Anadolu Kadın Teşkilatı, Anadolu’nun
İslamlaşırken bir yandan da Türkleşmesi çalışmalarında temel rol üstlenir. Savaşçı
kimlikleriyle askeri teşkilatlanmada erkeklerin yanında yer almalarıyla bir bakıma “sivil
örgütlenme”nin ilk örneğini oluştururlar. Kendilerinden sonra gelen kadınlara kadim sırlarını
bırakarak Osmanlı’nın kuruluşunu gerçekleştirmekte de önemli rol üstlenirler.
Binicilik ve atıcılık alanlarındaki yüzlerce yıllık genetikleriyle bu zaten doğalarında
vardı ve onlar Anadolu’nun son savaşçı kadınlarıydı. Benim kuşağımın kitap okumayı seven
çocukları, bu savaşçı erkek ve kadınların kahramanlıklarını Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun
romanlarının kurgusundan öğrendi ve sevdi.


Bacıyân-ı Rûm’un en iyi yaptığı işlerden biri de Horasan’dan, Maveraünnehir’den göç
ederek gelen aile, oba ve aşiretlere kılavuzluk yapmaktı. Onların yerleşik düzene geçmelerine
yardımcı olmak, çevreye uyumlarını sağlamak, iaşelerini temin etmekti. Bunun için Ahi tekke
ve zaviyelerini kullanıyorlardı. Sosyal faaliyetlerini bir tarikat disiplini ve metodu içinde
sürdüren bacılar, dini motiflerle de zenginleşerek kendilerine has tasavvufi bir kimlik
yarattılar.İnanç önderlerinin düzenlediği dini sohbet ve ritüellere kadınların da katıldığı
bilinmektedir.


Burası aynı zamanda bir eğitim öğretim ocağıydı. Usta- çırak ilişkisiyle üretim
gerçekleşiyor ve bu şekilde topluma hizmet sunuluyordu. Bir sanat öğrenmeye talip olan
çırak, yamak ve kalfalar; ustalarına bağlanmak zorundaydı. Temel “Ahilik” geleneği
kadınlar arasında da devam ediyordu.


Bacılar, Kayseri’de Külah-duzlar Çarşısı’nın olduğu yerde toplu olarak çalışırlar,
örgücülük ve dokumacılık yaparlardı. Ak börkler Kayseri’deki atölyelerde bacılar tarafından
imal edilirdi. Halı, kumaş ve tülbent de imal etmişlerdir. Selçuklu döneminin meşhur halı ve
kilimlerini yapan bu becerikli kadınlardı ve o dönemde bu halı, kilim ve dokumalar ihraç
edildi ve ticarete kadın eli değdi.


BACIYÂN-I RÛM MOĞOLLAR’I ZORLAMIŞTIR
Ve Moğol istilaları başladı. Selçuklu hükümdarı Alâaddin Keykubat’ın ölümü üzerine
devlet iyice zayıfladı. Moğollar, Orta Asya’dan beri bu kadın savaşçılar örgütünü çok iyi
tanıyor ve Anadolu’da iktidar olmayı hedefleyen kim olursa olsun, Anadolu bacılarının onları
zorlayacağını biliyorlardı; çünkü bu teşkilâtın savaşçılığının yanında, yayıldıkları topraklarda
halklarla kısa zamanda bütünleşmesi ve onları yönlendirebilmeleri güçleri de vardı ve
Moğolların ilk yaptığı iş bu teşkilatı dağıtmak oldu.


Moğollarca kuşatılan Kayseri Ahileri, Bacıyân-ı Rûm’un yardımıyla işgale uzun süre
direndi ama sonunda işgal gerçekleşti. Moğollar halkı kılıçtan geçirdiler. Birçok erkek ve
kadın esir edildi. Bunların arasında Fatma Bacı da vardı ve İran’a götürüldü. Fatma Bacı’nın
esareti ile bu örgüt ne yazık ki dağıldı.


Fatma Bacı, 1260’lı yıllarda serbest kaldı ve Anadolu’ya dönebildi. Fakat bu arada eşi
Ahi Evran, bir Türkmen ayaklanması sırasında Emir Nurettin Caca Bey tarafından
katledilmişti. Yaşamının geri kalanını Sulucakarahöyük (bugünkü Hacıbektaş ilçesi)
çevresinde tamamladı ve yaşadığı süreçte herkesten saygı gördü. Fatma Bacı Hacı Bektaş-i
Veli’den (ö.1271) sonra öldü ve ölmeden ona bir türbe yaptırdığı bilinir. “Kırşehir Tarihi” adlı
eserinde C. Hakkı Tarım, Fatma Bacı’nın mezar taşının Hacıbektaş’ta olduğunu bildirmekte

fakat tarihi hakkında bilgi vermemektedir. “Kadıncık Ana, Kadın Ana” gibi isimlerle Bektaşi
rivayetlerinde adı geçen Fatma Bacı, Alevi- Bektaşi kültüründe kadının rolünü gösteren temel
figürdür. Bugün tarihçilerin araştırmalarıyla menkıbevi bir şahsiyet olmaktan kurtulmuş,
gerçek, tarihi bir kişilik haline gelmiştir.


Belki de bu güçlü kadınlar bir gün uyanmak üzere şimdilik uykudadırlar! Belki de bir
şeyin ya da birinin kendilerini uyandırmasını beklemektedirler! Belki de hemen, şimdi uyanıp
kaldıkları yerden devam etmek üzeredirler.


Ne dersiniz? Bir an önce örgütlenmenin ve kaldığımız yerden devam etmenin zamanı
gelmedi mi?


KAYNAKLAR:
Türk Kadın Tarihine Giriş, Amazonlardan Bacıyân-ı Rûm’a. Necati Gültepe, Ötüken
Yayınları, 2008.


Dr. Mikail Bayram, “Fatma Bacı ve Bacıyân-ı Rûm”. Konya-1994

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

KAZIM ÇİLOĞLU

KAZIM ÇİLOĞLU

Af-erin!

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.GALATASARAY A.Ş. 34 24 3 7 75 33 42 75
2.FENERBAHÇE A.Ş. 34 21 9 4 78 36 42 72
3.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 34 22 6 6 62 34 28 72
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 34 21 8 5 69 30 39 71
5.TRABZONSPOR A.Ş. 34 15 10 9 63 51 12 55
6.GÖZTEPE A.Ş. 34 13 10 11 49 50 -1 49
7.DEMİR GRUP SİVASSPOR 34 14 7 13 45 53 -8 49
8.KASIMPAŞA A.Ş. 34 13 7 14 57 58 -1 46
9.KAYSERİSPOR 34 12 8 14 44 55 -11 44
10.EVKUR YENİ MALATYASPOR 34 11 10 13 38 45 -7 43
11.TELESET MOBİLYA AKHİSARSPOR 34 11 9 14 44 53 -9 42
12.AYTEMİZ ALANYASPOR 34 11 7 16 55 59 -4 40
13.BURSASPOR 34 11 6 17 43 48 -5 39
14.ANTALYASPOR A.Ş. 34 10 8 16 40 59 -19 38
15.ATİKER KONYASPOR 34 9 9 16 38 42 -4 36
16.OSMANLISPOR FUTBOL KULÜBÜ 34 8 9 17 49 60 -11 33
17.GENÇLERBİRLİĞİ 34 8 9 17 37 54 -17 33
18.KARDEMİR KARABÜKSPOR 34 3 3 28 20 86 -66 12