Anayasa Mahkemesi'nden KDV kararı

AYM, vergilendirme dönemi için sonraki yıllarda resen yapılan vergi tarhiyatı işlemlerinin kanuni düzeyde gerçekleştirilmesi gereken öngörülebilirliğin sağlanmamasını hak ihlali saydı.

17-06-2016


Anayasa Mahkemesi, Narsan Plastik San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan bireysel başvuruda, Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın gerekçesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Hurda plastik ticareti yapan bir limited şirket olan başvurucu daha önce tevkifata tabi tutarak KDV'sini ödediği satışlarıyla ilgili olarak idareye başvurarak, hurda plastikten granül imalatıyla uğraştığını belirtti ve granüllerin, plastik hurda gibi KDV istisnası kapsamında olup olmadığını sordu.

İdarenin başvurucuya hitaben düzenlediği özelgesinde metal, cam, plastik ve kağıt karakterli her türlü ham, yarı mamul ve mamul maddelerin külçe olarak veya külçe haline getirilerek teslimlerinin KDV'den istisna olduğunu belirtildi. Bunun üzerine başvurucu firma, 2004 yılı satışlarını, KDV'den istisna tutarak gerçekleştirdi.

Başvurucu başka mükelleflere kendisine verilen görüşten farklı bir görüş verildiğini duyması üzerine, idareye tekrar sordu bu kez plastik granülün işlemden geçmesi nedeniyle hurda ve atık özelliğini kaybettiği ve istisna kapsamında olmadığı yanıtını aldı.

Başvurucu, bu tarihten sonra granül satışlarına KDV uyguladı. İdare ise görüş talebinin ardından konuyu Gelir İdaresi Başkanlığına iletti. İdare gelen görüş doğrultusunda başvurucunun 2004 ve 2005 yılında KDV'den istisna tuttuğu plastik granül, çapak ve benzeri ürünlerin satış işlemlerini cezasız olarak resen vergi tarhına tabi tuttu. Başvurucu ise bu işlemlere kardı Vergi Mahkemesine dava açtı. Mahkeme başvurucunun verginin tahsilin iptaline ilişkin açtığı davayı kabul etti. Danıştay’ın kararı bozması üzerine yerel mahkeme bu karara uydu ve kesinlik kazandı. Bunun üzerine başvurucu Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme ise başvurucunun, Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Başvurucunun daha önce idarenin görüşü doğrultusunda yerine getirdiği işlemlerinin sonraki dönemde yürürlüğe girmiş düzenleme hükümleri esas alınarak vergileme dönemi bittikten sonra resen vergi tarhiyatına tabi tutulmasının önceden öngörülebilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekildi.

Kararda, “31 Aralık 2005 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 97 seri No.lu Genel Tebliğ'e dayanılarak 2005 yılı vergilendirme dönemi için sonraki yıllarda resen yapılan vergi tarhiyatı işlemlerinde Anayasa'nın 73. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan verginin kanuniliği ilkesi gereği kanuni düzeyde sağlanması gereken öngörülebilirliğin ve anlaşılabilirliğin sağlanamadığı, kanun hükümlerindeki belirsizliğin kanun altı düzenleme ve idari uygulamalar veya yargısal içtihatlarla da giderilemediği, bu durumda başvurucu tarafından 2005 yılında gerçekleştirilen işlemlerin vergilendirilmesi bakımından öngörülebilir bir kanuni dayanağın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmiştir” denildi.



0

Etiketler : #0   
İlginizi çekebilecek diğer haberler

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu