Seçimli ya da seçimsiz, ufukta bir kurultay var
Abdullah Cömert’in katiline verilen ceza fazla bulundu!
Yatağan Termik Santrali'nde göçük!
Bedelli askerlik teklifi Meclis’te
OHAL uygulaması sona erdi

Eş zamanlı ya da senkron !

KAZIM ÇİLOĞLU

27-02-2018 16:17


Nedir bu diyeceksiniz?
Aslında son iki yıldır tüm yaşamımız, bu eşleme (senkronizasyon) yapının kapsama alanında ve birey ve toplum olarak da bir türlü bu cenderenin içinden çıkamıyoruz.
Tıpkı bir cam fanus gibi üzerimize kapatılmış, yeri, göğü ve çevremizi görüyor ve algılıyoruz ama bir yere ulaşmak için adım attığımızda, bu cam fanusa çarpıp, içerde ve fasit daire içersinde esir alındığımızı fark ediyor, özgür olmadığımız anlıyor ama sanki bu ortam içersinde uyuşturulmuş gibi bir tepki de oluşturamıyoruz.
Eş zamanlı,  eşleşme ya da senkronize olabilmek için en az iki alet olması gerekiyor ki devirleri ya da davranışları bir biri ile bağdaşıp, tek davranışa dönüşebilsin.
Burada mekanik bir alet uyumundan ziyade, insanların ya da toplumun düşünce bazında senkron, yani eş zamanlı bir biriyle aynı noktaya odaklanmaları, hatta aynı tepkiyi, davranışta bile, paralel bir duruma girmelerinden bahsetmek istiyoruz elbette!
İnsanları bu ortak bakış açısına getirmek, sorgulama ve eleştirme yapmalarını gereksiz kılmak, duyulana, söylenene ve gösterilene inanır hale getirerek, tam bir senkronizasyon sağlamak, çok zor ama imkansız da değil hiç kuşkusuz.
Bunun için o kadar görsel ve işitsel ve de duygusal açıdan kullanabilecek geniş bir kaynak var ki başarı sağlamamak(!)nerede ise imkânsız sayılabilir.
Burada en büyük etken ise başta görsel medya ekranları, sonra basılı olanları ve atılan büyük punto manşetler. Sonrasında ise en üst düzeyden ve her konuda tek ses, tek bakış açısı olarak, dur durak bilmeden yapılan söylemler.
Diğer yandan her toplantı ve tartışma ortamlarını bir mitinge dönüştürüp, insanların belleklerine aynı düşünceleri adeta sıvayarak kalıcı hale getirmek!
Bu davranışları ise günün her saatinde ve her ortamda, evde, toplu taşıma araçlarında, lokanta kahvehane, hatta inanç duygularına kadar nüfus ederek kesintisiz yapabilmek.
İşte bu sözde özgür özde saydam bir fanusun içine hapsedilmiş olarak aynı duygu ve düşüncelerle kodlanınca, sunulandan farklı bir düşünce ile karşılaşınca sanki size karşı bir tutum alınmış ya da karşınızda ki ayırıcı bölücü bir kişilikmiş gibi hemen tepki gösterip sorgulamadan karşınızdakini potansiyel tehlike gibi görüp, onunla tam bir ayrışa içine girmiş oluyorsunuz!
Diğer yandan bu bilinçli ve tek merkezden yöneltilen algı uygulamaları, sizin belleğinizi de ele geçirip, geçmiş dönemde ne varsa hepsini sile bilmekte hatta daha da kötüsü, bu eşleşme taktiği, tam tersi sizin geçmişte ki söylemlerle, şimdiki söylemleri savunanların bu iki farklı yapısını, senkron ya da eşleşme yapıp sorgulamanızın önüne geçmekte, dünü unutup sadece bu günü saf duygularla değerlendirme yapmanıza neden olmaktadır. Esas tehlikede hiç kuşkusuz bu ayrıntıda gizlidir ve hiç kimse de bu ayrıntıyı algılayamamaktadır!
Geçmişe dönüp, iletişim ve sanal alemde ki bire bir kayıtları ortaya çıkarıp bunları, günümüzde ki ortama göre söylenenlerle senkron hale getirip, kıyasladığınızda ise şaşıp kalıyorsunuz.
Dünün, tüm bu gün yaşananlar için uyarılarda bulunmuş ve geleceği, olacakları görmüş kitleleri o gün suçlayanların bu gün yaşananların onlar yüzünden olduğunu topluma kabul ettirip, kendileri yüzünden meydana gelen olumsuzlukların tek çözücüsü olarak ortaya atılmaları ve en önemlisi de büyük bir kitleyi böyle bir duyguyla donatabilmeleri her halde sadece bizim için değil dünya da bile şaşılacak ve hatta kıskanılacak bir başarı olsa gerek!
Acaba başta medya, bürokrasi bu senkronizasyondan yada eş güdümden çıksa, yapılan siyasi toplantıların yayımlamasında bir zaman limiti ve tüm siyasi partilere eş değerde bir tavır alınsa aynı ve tek bakışlı açıdan ve ayrıştırılan toplum yapısından kendimiz kurtarabilir miyiz?
Elbette…
Bunun için görsel ve basılı medya, bu senkronizasyondan çıktığı ve eş güdüm değil de bildiği bağımsız yörüngesine girdiği anda, tüm toplumda, bir gurup halinde bilinçsiz davranışından kurtulup, bireysel ve özgür düşüncesine göre, yaşam ve yönetim seçimini düzenleyecektir!
Asıl olan da elbette budur...

Diğer Yazıları

  Hava Durumu


ISTANBUL

  Yazarlar

Köşe yazılarının tüm adli sorumluluğu yazarına aittir.

  Puan Durumu

  O G B M A Y AV P
1.AKHİSARSPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
2.ALANYASPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
3.ANTALYASPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
4.ATİKER KONYASPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
6.BURSASPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
7.BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE ERZURUMSPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
9.FENERBAHÇE A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
10.GALATASARAY A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
11.GÖZTEPE A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
12.KASIMPAŞA A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
13.KAYSERİSPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
14.MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK 0 0 0 0 0 0 0 0
15.MKE ANKARAGÜCÜ 0 0 0 0 0 0 0 0
16.SİVASSPOR 0 0 0 0 0 0 0 0
17.TRABZONSPOR A.Ş. 0 0 0 0 0 0 0 0
18.YENİ MALATYASPOR 0 0 0 0 0 0 0 0